Sektör Haberleri
Henkel 30. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı

Henkel bugün, sürdürülebilirlik alanında gerçekleştirdiği başarı ve ilerlemenin detaylarıyla ortaya konulduğu 30. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı.
Henkel CEO’su Carsten Knobel, “Henkel olarak bizler için sürdürülebilirlik sadece uzun zamandır süregelen geleneğimizin parçası değil, aynı zamanda “Amaca Yönelik Büyüme” için stratejik gündemimizin de önemli bir unsuru. 2010’da, uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejimizi ve 2030’a kadar uzanan hedeflerimizi belirlemiştik. O zamandan bugüne ortaya koyduğumuz ilerlemeden dolayı gurur duyuyoruz. Hedeflerimizin çoğunu gerçekleştirmenin yanı sıra, bazı hedeflerimizde daha da ileri gitmeyi başardık. Tüketici ve endüstriyel iş birimlerimizde hayata geçirdiğimiz sürdürülebilir inovasyonlarla, sürdürülebilirlik alanındaki lider pozisyonumuzu güçlendirmek ve içinde bulunduğumuz piyasaların büyümesinden daha fazla değer yaratmayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.
Henkel’in İnsan Kaynakları ve Sürdürülebilirlik’ten sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Sylvie Nicol ise düşüncelerini, “2020’de yaşanan küresel salgın birçok yeni zorluğu da beraberinde getirdi. Buna karşın, dünya genelindeki tutkulu ekiplerimizle birlikte, sürdürülebilirlik gündemimizi özellikle odaklandığımız üç alanla ilgili olarak ileriye taşımayı başardık: İklim-pozitif bir şirket olmak, döngüsel bir ekonomiyi teşvik etmek ve pozitif sosyal etkimizi artırmak. Bu doğrultudaki çabalarımız hem şirket düzeyinde, hem de tüm ürün ve teknoloji portföyümüz genelinde büyük başarıyla sonuçlandı.” şeklinde belirtti.
Sürdürülebilirlikte liderlik konusunda kararlılık
2010’da Henkel, 2030 için somut hedeflerle desteklenen uzun vadeli bir sürdürülebilirlik stratejisi belirledi. Bu strateji ve hedefler bugüne kadar sürekli olarak düzenlendi ve kapsam olarak genişletildi. Daha az kaynakla daha çok değer yaratmayı ve artan dünya nüfusunun iyi yaşamasına katkı sağlarken global ayak izini azaltmayı amaçlamak ise sürdürülebilirlik stratejisinin temel taşını oluşturuyor.
2020 yılı, 2030’a giden yolun yarısına gelindiğine işaret ediyor. Henkel geride kalan on yılda sürdürülebilirlik stratejisinin tüm boyutlarında kayda değer bir ilerleme ortaya koydu: Genel ölçekte, şirket çevresel ayak izini karbondioksit salınımı, atık ve su olmak üzere üç farklı boyutta yüzde 39 oranında azaltmayı başardı. Bu da, 2020 için koyulan yüzde 30 oranında azaltma hedefinin gerçekleşmesinin ötesinde, kayda değer bir seviyede ilerleme sağlandığı anlamına geliyor. Buna ek olarak Henkel, global kaza sıklık oranını yüzde 50 azaltarak 2020 güvenlik hedefini de gerçekleştirmiş oldu.
Sürdürülebilirlik raporlamasında 30 yıl
Henkel ilk Sürdürülebilirlik Raporunu 1992’de yayınladı. Bu da Henkel’i, faaliyet gösterdiği sektörler ve Almanya DAX borsa endeksi bünyesinde yer alan firmalar arasında, 30 yıllık istikrarlı bir sürdürülebilirlik raporlaması geçmişine gururla bakabilen sayılı firmalardan biri yapmaktadır. “Çevre Raporu” adını taşıyan ilk rapor, diğer konulara ek olarak, Henkel’in çevre koruması konusundaki prensiplerine yer vermekteydi. Henkel’de Sürdürülebilirlik Yönetiminden sorumlu olan Uwe Bergmann görüşlerini, “Henkel’in raporlama ve sürdürülebilirlik stratejileri o zamandan bu yana önemli ölçüde gelişme gösterdi. Bugün raporlarımızda, tedarik zincirimizde yer alan sosyal ve çevresel standartları korumak başlığının yanı sıra, iklim-pozitif bir şirket olma sürecinin yönetimi de dahil, paydaşlarımız ve gelecekteki ticari başarılarımız için önem taşıyan çeşitli konulara değiniyoruz.” şeklinde ifade etti.
İklimin korunması yönünde net hedefler
Henkel, karbondioksit salınımını azaltmak ve küresel ısınmayı sınırlandırmak amacıyla, 2040 yılına kadar iklim-pozitif bir şirket olma yönündeki uzun vadeli vizyonunu sürdürüyor.
Şirket, üretimlerinden kaynaklanan karbon ayak izini 2025’e kadar yüzde 65 oranında azaltmayı hedefliyor. Henkel 2030 yılına kadar ise, enerji verimliliğini sürekli artırmak ve kullandığı elektriği sadece yenilenebilir kaynaklardan sağlar hale gelmek amacını taşıyor. Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) Mart 2020’de, Henkel’in emisyon azaltma hedeflerinin, Paris Anlaşması tarafından belirlenen seviyelere ulaşmak için gereklilikleri sağladığını teyit etti.
2020’ye ait bir diğer kilometre taşı ise, ABD’nin Teksas eyaletinde yer alan Bee County’deki yeni bir rüzgar santrali için gerçekleştirilen büyük ölçekli bir Sanal Enerji Satın Alma Anlaşması’nın (VPPA) sonuçlandırılmış olmasıydı. Bu anlaşma ile Henkel’in ABD’deki elektrik ihtiyacı uzun vadede yüzde 100 oranında karşılanmış olacak.
Henkel bunlara ek olarak, marka ve teknolojilerinin küresel erişim gücünü ve alanını daha da artırarak müşteri, tüketici ve tedarikçilere karbondioksit salınımlarını azaltma konusunda yardımcı olmayı hedefliyor. Bu paydaşlarına 2020’ye uzanan 5 yıllık süreçte 55 milyon tonun üzerinde salınım azalımı sağlayan Henkel, bu miktarı 2025’e kadar 100 milyon tona çıkarmayı hedefliyor.
Ambalajlama hedeflerine ulaşmada görünür ilerleme
Henkel aynı zamanda döngüsel bir ekonominin gelişimini aktif olarak teşvik ediyor ve ambalajlama için iddialı hedeflerine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. 2025 için belirlenen hedef, Henkel ambalajlarının yüzde 100 oranında geri dönüştürülebilir ya da yeniden kullanılabilir* olması. 2020 sonuna gelindiğinde şirket bu hedefini yaklaşık yüzde 89 oranında gerçekleştirmeyi başardı.
Henkel ambalajlarında kullanılan geri dönüştürülmüş materyal oranını artırmak amacıyla istikrarlı bir şekilde çalışmalarını devam ettiriyor. Henkel bünyesindeki birçok marka halihazırda geri dönüştürülmüş materyallerden üretilmiş ambalajlar kullanıyor. Şirket, tüketici ürünlerinde kullanılan geri dönüştürülmüş plastik oranını 2025’e kadar dünya genelinde yüzde 30 seviyesinin üzerine çıkarmayı hedefliyor. 2020 sonunda ise bu oran yaklaşık yüzde 15 seviyesinde idi.
Sosyal ilerlemeye pozitif katkı
Sosyal eşitsizlikle mücadele, global olarak günümüzün en büyük zorluklarından birini sunuyor. Covid-19 salgını, özellikle en savunmasız olanlara zarar verecek şekilde, bu durumu daha da artırdı. Bundan dolayı 2020’de salgınla mücadele daha önemli bir görev haline geldi. Henkel, geçen yıl küresel bir dayanışma programı başlatarak acil durum yardımı faaliyetlerini geniş bir kapsamda gerçekleştirdi. Bu da, Henkel’in sürdürülebilirlikteki altı odak alanından biri olan sosyal ilerlemeye katkı sağlamakla aynı doğrultudadır.
Bu amaçla şirket, toplumlar üzerindeki pozitif sosyal etkisini 2025’e kadar daha da ileri taşımak yönündeki kararlılığını vurguluyor: yüzde yüz sorumlu kaynak kullanımı, sürdürülebilirlik elçisi olmak amacıyla eğitim almış 50.000’in üzerindeki çalışanının sayısını artırmak ve dünyanın dört bir yanında yaşayan 20 milyon insanın hayatını daha iyi hale getirmek.
Bunun bir örneği ise, Henkel’in Güney Amerika, Afrika ve Asya’da faaliyet gösteren küçük palm yağı çiftliği sahiplerini desteklemek amacıyla, bir gelişim organizasyonu olan Solidaridad ile yapmış olduğu ve uzun süredir devam eden işbirliğidir. Bugüne kadar, toplamda 305.000 hektarlık bir araziyi işleyen yaklaşık 34.000 küçük çiftlik sahibine bu kapsamda destek verilmiştir.
PLASTİK HAMMADDESİ
NexPoint’in LEXAN BPL1000 ve CYCOLOY C2950 reçineleri UL 2597 yüzey izleme testinde 900 V’a ulaştı
NexPoint Materials’ın PC esaslı LEXAN BPL1000 ve PC/ABS CYCOLOY C2950 reçineleri, yüksek voltaj yalıtımı için UL 2597 Yüzey İzleme Testi’nde en yüksek seviye olan 900 V derecesini aldı.

NexPoint Materials’ın iki mühendislik termoplastiği, LEXAN™ BPL1000 ve CYCOLOY™ C2950, yüksek voltaj uygulamalarına yönelik UL 2597 Yüzey İzleme Testi’nde (Surface Tracking Test, STT) en yüksek seviye olan 900 V derecesini elde etti. Sonuçlar, elektrikli araç (EV) sistemleri, daha hızlı şarj mimarileri, konektörler ve batarya sistemleri için yalıtım malzemesi seçen mühendislere yeni performans verisi sağlıyor.
Hollanda’nın Bergen op Zoom kentinden 22 Eylül 2026’da yapılan duyuruya göre test sonuçları ulaşım, elektrik ve elektronik başta olmak üzere yüksek voltajla çalışan zorlu uygulamaları kapsıyor. LEXAN, NexPoint portföyündeki polikarbonat (PC), CYCOLOY ise PC/ABS reçine markası.
Yüzey izleme neden kritik?
Yüzey izleme (tracking), yalıtım malzemesinin yüzeyindeki elektriksel deşarjların zamanla iletken bir yol oluşturması ve karbonlaşma ile hasara yol açarak yalıtım etkinliğini tehlikeye atması olarak tanımlanıyor. Bu nedenle yüksek voltajlı elektrik sistemlerinin tasarımında yüzey izleme direnci önemli bir seçim kriteri. UL’nin standartlaştırılmış 2597 test metodolojisi, ulaşım uygulamaları için tasarlanan yalıtım malzemelerini 600 V ile 900 V arasındaki gerilimlerde değerlendiriyor.
“Batarya voltajları 400 voltun üzerine çıkıyor”
NexPoint Materials Elektrifikasyon Teknoloji Lideri Dinesh Munjurulimana, “Elektrikli araç batarya voltaj seviyeleri standart 400 voltun üzerine çıktıkça, mühendislerin daha zorlu elektrik koşulları altında yalıtım malzemelerinin performansına daha fazla güven duymaları gerekiyor” dedi. Munjurulimana, LEXAN BPL1000 ve CYCOLOY C2950’nin UL 2597 sonuçlarının yüksek voltajlı tasarımlarda malzeme seçimine yol gösterebileceğini; bu verilerin uygulama geliştirme uzmanlığıyla birleştiğinde elektriksel, termal, mekanik ve alev geciktirici özellikler arasında denge arayan müşterilere destek olacağını belirtti.
VALOX ve yüksek CTI’lı reçineler veri merkezlerine uzanıyor
Şirketin yüksek voltaj malzeme portföyü LEXAN ve CYCOLOY ile sınırlı değil. Alev geciktirici VALOX™ (PBT) reçineleri, yüksek karşılaştırmalı izleme indeksine (CTI) sahip çeşitlerin yanı sıra yüksek çalışma sıcaklıkları için tasarlanan ve bağıl termal indeksi (RTI) 140 °C’ye ulaşan türleri de içeriyor.
NexPoint, yüksek voltaj ve yüksek ısı ihtiyacının ulaşımın ötesine geçtiğine dikkat çekiyor. Yapay zekâ veri merkezlerinde sınırlı sunucu raflarının çok daha fazla fiber optik hattı barındırması gerektiğinden elektrik konektörlerinde minyatürleştirme öne çıkıyor. Yüksek CTI’lı malzemeler, elektrik arızalarına karşı güvenlik marjlarını korurken kaçak mesafelerinin azaltılmasına yardımcı olabiliyor; şirketin yüksek CTI’lı reçine portföyü de daha kompakt konektörlere yönelik tasarlanmış. Alev geciktirici LEXAN, CYCOLOY ve VALOX reçineleri; yüksek voltajlı konektörler, EV hızlı şarj sistemleri, güç dağıtımı ve enerji depolama uygulamaları için seçenek sunuyor.
Eskiden SABIC’in Mühendislik Termoplastikleri iş biriminin parçası olan NexPoint, bugün Mutares SE & Co. KGaA’nın Kimyasallar ve Malzemeler portföyünde bağımsız bir şirket olarak Avrupa ve Amerika kıtalarında üretim, teknik ve ticari ağını işletiyor.
Kaynaklar
NexPoint Materials basın bülteni, “İki NexPoint Ürünü, Yüksek Voltaj Uygulamaları için En Yüksek UL Yüzey İzleme Testi Derecesi olan 900V’a Ulaştı”, Bergen op Zoom, 22 Eylül 2026 (AH&M, Inc. / Cision aracılığıyla).
Görsel: NexPoint Materials / basın bülteni
GERİ DÖNÜŞÜM
AKO Grup, yıllık 75 bin tonluk ÖTL tesisinde atık lastiği rejenere kauçuk ve çeliğe dönüştürüyor
AKO Grup’un Ankara’daki yıllık 75 bin ton kapasiteli ÖTL tesisi 2025’te 9 milyon 70 bin kg lastiği geri dönüştürdü; 1 milyon 657 bin kg rejenere kauçuk elde edildi.

AKO Grup, Ankara’daki Ömrünü Tamamlamış Lastik (ÖTL) Geri Dönüşüm Tesisi’nde yıllık 75 bin ton atık lastiği kauçuk, çelik ve diğer ikincil hammaddelere dönüştürebiliyor. Grup, 2025’te 9 milyon 70 bin kilogram ÖTL’nin yanı sıra karkas, bladder ve kauçuk hamurunu geri dönüştürerek 1 milyon 657 bin kilogram rejenere kauçuk ve 243 bin kilogram kauçuk granül elde etti.
Lastik, araç üzerindeki kullanım ömrünü tamamladığında kauçuk ve çelik içeriğiyle sanayi için değerli bir hammadde kaynağı olmayı sürdürüyor. AKO Grup, Ankara’da faaliyet gösteren ÖTL Geri Dönüşüm Tesisi’nde atık lastikleri bileşenlerine ayırarak farklı sektörlerin kullanabileceği nitelikli malzemelere dönüştürüyor.
2025’te 9 milyon kilogramı aşkın ÖTL geri dönüştürüldü
Grup, 2025 yılında 9 milyon 70 bin kilogram ömrünü tamamlamış lastiği, 2 milyon 172 bin kilogram karkas ve bladder’ı ve 4 milyon 200 bin kilogram kauçuk hamurunu geri dönüştürdü. Bu çalışmalarla elde edilen ürünler şöyle sıralandı:
- 9 milyon 102 bin kilogram lastik cipsi
- 1 milyon 657 bin kilogram rejenere kauçuk
- 243 bin kilogram kauçuk granül
- 170 bin kilogram çelik tel
- 70 bin kilogram kord
4 milyon 200 bin kilogram kauçuk hamuru ise hammadde olarak tamamen geri kazanıldı. Firmanın açıklamasına göre bu çalışmalar 108 bin 936 ton karbon emisyonunun engellenmesine eşdeğer bir kazanım sağlarken, 32 bin ağaca eşdeğer bir geri dönüşüm etkisi yarattı.
Rejenere kauçuk, lastik hamurunun yerini alıyor
Kauçuk sanayisi açısından öne çıkan çıktılardan biri, granülden üretilen rejenere kauçuk. AKO Grup, rejenere kauçuğun lastik hamurunu ikame ederek yurt dışı bağımlılığını azaltan bir hammadde olarak ekonomiye katkı sağladığını vurguluyor. Kauçuk granül ise spor sahaları, çocuk oyun alanları, sığır altlık matları ve endüstriyel zeminler gibi zemin uygulamalarında, lastik granül parçaları da yol yapımında değerlendirilebiliyor.
Diğer çıktılar da farklı sanayi kollarına yöneliyor: lastik cipsi özellikle çimento fabrikalarında alternatif yakıt olarak kullanılıyor; kord-karkas ve bladder malzemeleri lastik ve tekstil sektörlerine, geri kazanılan çelik ise otomotiv, inşaat ve metal işleme alanlarına girdi sağlayabiliyor.

“Atık olarak görülen malzemeyi yeniden ekonomik değere dönüştürüyoruz”
AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S. Safa Özcan, ÖTL geri dönüşümünün Türkiye sanayisi için yeni bir kaynak alanı oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: “AKO Grup olarak sürdürülebilirliği geleceğin sanayi modelini şekillendiren stratejik bir yaklaşım olarak görüyoruz. Ömrünü Tamamlamış Lastik Geri Dönüşüm Tesisimiz, bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri. Burada ömrünü tamamlamış lastikleri birer atık olmaktan çıkarıp kauçuk, çelik ve farklı nitelikteki malzemelere dönüştürerek yeniden üretim süreçlerine ve bunun yanı sıra yakıt olarak Türkiye’nin enerjisine geri kazandırıyoruz. Bizim için döngüsel ekonomi, üretimin sonunda başlayan bir süreç değil, tasarımdan kullanıma ve geri dönüşümden yeniden üretime kadar tüm yaşam döngüsünü kapsayan bir anlayış. Gelecekte lastik sektörünün en önemli başarı kriterlerinden birinin, yalnızca ne kadar lastik ürettiğimiz değil, kullanım ömrünü tamamlayan lastiklerden ne kadar değer yaratabildiğimiz olacağına inanıyoruz.”
Kaynaklar
AKO Grup basın bülteni, “AKO Grup’tan döngüsel ekonomiye güçlü katkı”, Ekim 2026 (Faselis aracılığıyla, 2 Ekim 2026).
Görseller: AKO Grup / basın bülteni
PLASTİK MAKİNELERİ
FCS, TaipeiPLAS 2026’da 80 milyon NTD değerinde 32 makine siparişi aldı
Tayvanlı enjeksiyon makinesi üreticisi FCS, TaipeiPLAS 2026’da 32 makine siparişi aldı; firma yarı iletken alanında da yeni iş birlikleri duyurdu.

Tayvanlı plastik enjeksiyon makinesi üreticisi FCS Group, TaipeiPLAS 2026 fuarında toplam 80 milyon Yeni Tayvan Doları (NTD) değerinde 32 makine siparişi aldı. Fuarda 50 saniyelik canlı kalıplama gösterisi yapılan SA-1000 makinesi, Vietnamlı bir müşteriden yerinde sipariş aldı.
Firmanın iki yeniliği TaipeiPLAS Ödülleri’nde altın ve gümüş ödül kazandı; FCS bu ödüllerin büyük ölçekli kalıplama, yapay zekâ ve akıllı üretim alanlarındaki yetkinliğini öne çıkardığını belirtiyor.
Yarı iletken alanına açılım
FCS, yarı iletken iş kolunu iki yönde geliştiriyor: Kore merkezli CKST’nin cam alt tabaka (glass substrate) ekipmanlarının Tayvan ve Güneydoğu Asya’daki münhasır distribütörü oldu; ayrıca MLPC iş kolunu entegre ederek üst segment yarı iletken bileşen uygulamalarına genişliyor.

Kaynaklar
FCS Group bülteni, “NTD 80M Deals at TaipeiPLAS! FCS Steps into a New Semiconductor Arena”, 30 Eylül 2026.
Görsel: FCS Group / bülten
DİĞER12 yıl önceParaşüt yolculuğuna başladı!
KİMYASAL VE HAMMADDELER12 yıl önceGümrük vergisiz ithalat kapısından 8 plastik hammaddesi daha geçti
DİĞER9 yıl önceELK Motor, yeni yıla büyük hedeflerle giriyor
KİMYASAL VE HAMMADDELER6 yıl önceTermoplastik elastomer (TPE) nedir?
Etkinlikler9 yıl öncePlast Eurasia İstanbul 2017’ye dünya büyük ilgi gösterdi
Etkinlikler9 yıl öncePlast Eurasia İstanbul 2017 tüm hızıyla sürüyor
KİMYASAL VE HAMMADDELER9 yıl önceBüyüyen Plastik Sektöründe Endüstriyel Yağların Önemi
Genel12 yıl önce“Türkiye polipropilen yatırımı için cazip bir pazar sunuyor”

















