KİMYASAL VE HAMMADDELER
Büyüyen Plastik Sektöründe Endüstriyel Yağların Önemi


ExxonMobil Türkiye Endüstriyel Satış Müdürü Buğra Kılınçer doğru yağ seçiminin verimlilik ve enerji tasarrufunu artırırken karbon ayak izini de azaltmaya yardımcı olabileceğini açıklıyor.
Avrupa plastik sektörü kıtanın ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Sektörün artan enerji ihtiyaçları kârlılık performansını olumsuz yönde etkilerken karbon ayak izinin azaltılması yönündeki baskılar da artıyor.
Avrupa Komisyonu’nun DG Research and Innovation’daki Gelişmiş Üretim Sistemleri ve Biyoteknolojileri Birimi Başkanı, Jose-Lorenzo Valles “Plastik sektörü Avrupa’nın küresel çapta lider olduğu alanlardan biri. Bu, Avrupa’daki 2020 sürdürülebilirlik ve enerji tasarrufu hedeflerimizi gerçekleştirmemiz için çok önemli bir katkı sağlayacak.” dedi. [1] Ancak bunun gerçekleşmesi için enerji kullanımını gözle görülür oranda azaltan yollar bulunması gerekiyor.
Türkiye, Almanya’dan sonra Avrupa’daki ikinci en büyük plastik işleme kapasitesine sahip ülke!
Almanya’dan sonra Avrupa’daki ikinci en büyük plastik işleme kapasitesine sahip olan Türkiye, 2015 yılında 12 milyar dolar ihracatla plastik endüstrisinde öne çıktı. Yılda 37 milyar dolarlık üretim değeri bulunan plastik sektörünün gayri safi milli hasılada %4’lük bir paya sahipti. 2015 yılında sektörde 14 bin plastik firması 175 ülkeye ihracat gerçekleştirdi ve sektör ve son beş yıl içerisinde ortalama olarak %12 büyüme sağladı. Plastik sektörü Türkiye’de 2015 yılında 250 bin kişiye istihdam sağladı.[2]
Gıda ambalajlama, inşaat, otomotiv, ev aletleri ve tıbbi cihaz gibi hedef sektörlerdeki büyüme; Türkiye’nin GSYH ve toplam üretim kapasitesi; plastik üretimi ve makine ithalatında gerçekleşen büyüme göz önünde bulundurulduğunda, plastik sektöründe 2020’ye kadar yüzde 3,2 oranında artış öngörülüyor. Bu şartlar altında, Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de plastik sektöründe enerji verimliliği ve enerji kullanımı azaltmaya yönelik yeni yollar arayışı önemini koruyacaktır.
Bunun yanında, plastik işleme makinelerindeki gelişmeler enerji kullanımının azaltılmasına yardımcı oluyorken, bu teknolojilerden en iyi performansı elde etmek için, en doğru yağların en doğru şekilde kullanılması gerektiği konusunda da farkındalık oluşuyor. Bunu gerçekleştirmek, üretkenliği en üst düzeye taşımanın yanı sıra farklı işletim koşullarında optimum viskozite sağlayarak enerji verimliliğini artırmaya da destek oluyor.
İşletim zorlukları
Hidrolik sistemlerde, yağların genellikle sıkıştırmaya ve kesme gerilimine maruz kalması yağlama performansını ve parça korumasını azaltan moleküler yıkımı tetikleyebiliyor. Bunun sonucunda da ekipmanınız daha yoğun çalışarak enerji tüketimini artırabiliyor. Bu durumun önüne geçmek için yüksek kesme kararlılığına ve yüksek viskozite endeksine sahip bir yağ kullanmak oldukça önemlidir.
Aşınma, zarar verici vernik oluşumu ve viskozite artışı ile sonuçlanabilen, yağ oksidasyonuna karşı koruma da büyük önem taşır. Ayrıca yağlar; işlem maddeleriyle, suyla, tozla ve aşınma döküntüsüyle kirlenebilir. Bu durum, filtreleme maliyetini artırırken pompalama arızalarına da yol açabilir.
Tüm bu olası sorunlardan kaçınmak için, plastik işleyen şirketlerin, filtrelemesi kolay ve oksidasyon problemlerine karşı etkili yağlar kullanması gerekir.
Yağ seçimi
En doğru yağı seçmenin önemi, katılımcıların yüzde 44’ünün kötü yağ performansından kaynaklı ekipman arızaları ve yüzde 26’sının zaman kaybettirici yağ sızıntıları yaşadıklarını belirttiği bir araştırma ile perçinleniyor.[3] Yanlış yağ kullanımının üretime ve verimliliğe verebileceği zarar böylece net bir şekilde ortaya çıkıyor.
ExxonMobil’in, bu sorunları gidermek amacıyla plastik işleme ekipmanlarına uygun ürettiği farklı türlerdeki yağlar arasında standart mineral yağlara göre yüzde 6 enerji verimliliği sağlayan Mobil DTE 10 Excel™ de bulunmaktadır.[4]
Makine sağlığı kontrolü
Doğru yağı seçmenin yanında, seçilen yağların performansını bilmek de, değerli bakım saptamaları ve kritik işletimsel sezgiler sağlayabileceğinden, büyük önem taşır.
En uygun yağları kullanırken bile ekipmanları en üstün performansta tutabilmek için yağların analiz edilmesi gerekir. Bunun için ExxonMobil, mobil uyumlu yağ analizi programı Mobil Serv℠ Yağ Analizi (MSLA) servisini hizmete sundu. Yağı doğru bir şekilde inceleyerek sorunları oluşmadan saptamak ve en üst düzeyde işletme verimliliği ve üretkenliği elde etmek mümkün.
Mobil Serv Yağ Analizi, veri toplamadan son rapora kadar yağ analiz sürecini kolaylaştırmak için tasarlanan yeni, pratik ve hızlı bir programdır. Müşteriler QR kodları ile tara ve kullan teknolojisinden yararlanarak yağ örneklerini ExxonMobil’in yağ analiz laboratuvarlarına kolaylıkla gönderebiliyor. 25 test seçeneği ile kullanıcılar, operasyonları için doğru test paketlerini seçebiliyor.
Küçük değişim, büyük fark
Yağ maliyeti, plastik işleyen makinelerin toplam maliyetinin küçük bir kısmını oluştururken, doğru yapılan yağ seçimi önemli ve değerli geri dönüşler sunar. İstenilen viskoziteyi koruyarak enerji tasarrufu sağlamanın yanı sıra, ekipman koruması, bakım maliyetlerinin azaltılması ve yağ değişim aralıklarının uzaltılmasını olumlu yönde etkiler. Tüm bunlar da atık yağ miktarını azaltarak şirketlerin çevreyi koruma hedeflerinde önemli rol oynar.
1 May 25, 2016, Research Funding by Commission ‘essential’ to plastic sector,
[3] Sonuçlar, Ocak 2016’da Plastics News Europe okuyucularından 95 katılımcıyla gerçekleşen ExxonMobil araştırmasına aittir.
[4] Hidrolik uygulamalardaki aynı viskozite derecesine sahip olan geleneksel referans yağlarla kıyaslandığında enerji verimliliği sadece akışkan performansını ilgilendirir. Kullanılan teknoloji, kontrollü koşullardaki hidrolik sistemde test edildiğinde referans yağa kıyasla yüzde 6’ya kadar verimlilik sağlayabilir. Verimlilik gelişmeleri işletim koşullarına ve uygulamasına bağlı olarak değişir.
KİMYASAL VE HAMMADDELER
Petkim Master Plan: Polipropilen kapasitesi 550 bin tona çıkabilir
Petkim Master Plan’da FEED başladı; yatırım kararı alınırsa polipropilen kapasitesi 145 bin tondan 550 bin tona, toplam polimer üretimi iki katının üzerine çıkacak.

Petkim’in Master Plan projesinde FEED aşaması başladı. Nihai yatırım kararı alınırsa polipropilen kapasitesi yıllık 145 bin tondan 550 bin tona, etilen kapasitesi 558 bin tondan 1,2 milyon tona çıkacak; toplam polimer üretiminin mevcut seviyesinin iki katının üzerine taşınması hedefleniyor. Bu, Türkiye’nin ithalata bağımlı plastik hammadde arzında önemli bir yerli kapasite artışı anlamına geliyor.
SOCAR Türkiye bünyesindeki Petkim, Master Plan kapsamında değerlendirilen yeni üretim üniteleri için dünyanın önde gelen lisansör ve mühendislik firmalarıyla sözleşmeler imzaladı:
- Technip Energies: FEED sözleşmesi ve MFSC (Mixed Feed Steam Cracker – karma beslemeli buharlı kraker) teknoloji lisansı
- Univation Technologies: polietilen ünitesi lisans sözleşmesi
- Lummus Novolen Technology: polipropilen ünitesi lisans ve mühendislik sözleşmesi
FEED için 70 milyon dolar, takvim 2027 sonu
70 milyon dolar kaynak ayrılan FEED çalışmalarının 2027 sonuna kadar tamamlanması ve olası nihai yatırım kararına temel oluşturması planlanıyor. Bu süreçte yeni etilen, polipropilen ve polietilen fabrikalarının teknik, ticari ve ekonomik parametreleri ayrıntılı olarak değerlendirilecek.
“Toplam polimer üretimimizi iki katının üzerine taşımayı hedefliyoruz”
Petkim Genel Müdürü Kanan Mirzayev, “Polietilen, polipropilen ve MFSC teknolojilerine yönelik lisans ve mühendislik anlaşmalarının imzalanması da projenin farklı bileşenlerinde önemli bir ilerleme kaydettiğimizi gösteriyor. Master Plan kapsamında değerlendirilen yatırımların hayata geçirilmesi hâlinde, etilen ve polipropilen kapasitelerimizi önemli ölçüde artırmayı, toplam polimer üretimimizi ise mevcut seviyesinin iki katının üzerine taşımayı hedefliyoruz” dedi.
Kaynaklar
Petkim basın bülteni, 28 Eylül 2026 (Faselis aracılığıyla).
Görsel: Petkim / basın bülteni
GERİ DÖNÜŞÜM
puren, purenit üretiminin tamamını ISCC PLUS’a geçirdi; Covestro’nun biyo-döngüsel bağlayıcısını kullanacak
puren, poliüretan artıklarından üretilen purenit malzemesinin tüm üretimini ISCC PLUS’a göre sertifikalandırdı. Covestro’nun Desmodur CQ MS bağlayıcısıyla üretilecek ilk ürün 2027’de pazara çıkacak.

Alman puren gmbh, Obermarchtal tesisindeki yeni üretim hattının açılışında, poliüretan artıklarından ürettiği fonksiyonel malzeme purenit®’in tüm üretimini ISCC PLUS standardına göre sertifikalandırdığını açıkladı. Sertifika, Covestro’nun Desmodur® CQ MS ürününün bağlayıcı olarak kullanılmasının önünü açıyor. Bu temelde geliştirilen ilk ürünün 2027’de pazara sunulması planlanıyor.
Artıklardan üretilen malzeme
purenit®, yaklaşık 550 kg/m³ yoğunluğa sahip, sert poliüretan köpüğü (PUR/PIR) esaslı, yüksek oranda sıkıştırılmış bir malzeme. Hafif olmasına karşın basınca ve neme dayanıklı, boyutsal olarak kararlı ve yalıtım sağlıyor; standart ahşap işleme makineleriyle kesilip frezelenebiliyor, delinip yapıştırılabiliyor. Malzeme inşaatta pencere, kapı, cephe ve zemin birleşim alanlarında; banyo, wellness alanları ve dış mekan mutfaklarında; karavan, ticari araç ve gemi iç donanımında kullanılıyor.
Üretimde poliüretan artık malzemeler yapıştırıcılı presleme yöntemiyle homojen levhalara dönüştürülüyor. Covestro, PU üretiminin yan ürününü bağımsız ve yüksek kaliteli bir malzemeye dönüştüren bu ileri dönüşüm yaklaşımının yalıtım sektöründe bu tutarlılıkta benzersiz olduğunu belirtiyor.
Kütle denge yaklaşımı ve ISCC PLUS
Desmodur® CQ MS, biyo-döngüsel hammaddelerden üretilen ve kütle denge yaklaşımıyla sertifikalandırılan, Covestro’nun iklim-nötr olarak tanımladığı MDI’ya dayanıyor. Bu yaklaşımda biyo-döngüsel hammaddeler üretimin erken bir aşamasında fiziksel olarak karıştırılıyor ve ardından nihai ürüne hesaben atanıyor. ISCC PLUS bu atamayı tedarik zincirinin tamamında bağımsız olarak doğruluyor. puren’in biyo-döngüsel hammaddeyi doğru biçimde yansıtabilmesi için purenit® üretiminin tamamının bu standarda göre sertifikalı olması gerekiyordu.
puren gmbh Genel Müdürü Dr. Andreas Huther, müşteriler açısından bunun aynı malzeme ve aynı performansla daha düşük CO₂ emisyonu anlamına geldiğini söyledi. Covestro Performans Malzemeleri biriminin başındaki Hermann Dörholt ise hammaddenin işleme sürecini değiştirmeden daha düşük karbon ayak izi sunduğunu vurguladı.
Değer zincirinde iki noktada döngüsellik
Covestro’ya göre ortaya çıkan ürün, döngüsel yaklaşımdan değer zincirinin iki noktasında yararlanıyor: daha düşük karbon ayak izli hammaddede ve PU artıklarının geri kazanımına dayanan malzeme konseptinin kendisinde.
Kaynaklar
- Covestro basın bülteni, “Covestro and puren take next step to improve the environmental footprint of purenit®”, 24.09.2026 — covestro.com
- Görsel: Covestro
Etkinlikler
Avient, Fakuma 2026’da halojensiz alev geciktirici iki yeni malzeme ailesini tanıtacak
Avient, Fakuma 2026’da geri dönüştürülmüş içerikli Nymax FR REC poliamidlerini ve UL 94 5VA sınıfına ulaşan Maxxam NHFR poliolefinlerini tanıtacak.

Malzeme çözümleri üreticisi Avient, 12–16 Ekim’de Friedrichshafen’de düzenlenecek Fakuma 2026’da iki yeni halojensiz alev geciktirici (NHFR) malzeme ailesini piyasaya sunacak: geri dönüştürülmüş içerikli Nymax™ FR REC poliamidleri ve Maxxam™ NHFR poliolefin formülasyonları. Şirket, elektrik-elektronik ve beyaz eşya üreticilerinin sıkılaşan yangın güvenliği kurallarını karşılamasını hedefliyor.
Avient’e göre elektrik-elektronik ve beyaz eşya pazarları, halojenli kimyayı halojensiz alternatiflerle değiştirmek yönünde artan bir baskıyla karşı karşıya. Avient Specialty Engineered Materials Küresel Stratejik Pazarlama Kıdemli Müdürü Hermann Fuechter, müşterilerin bugüne kadar yüksek yangın güvenliği ile iddialı sürdürülebilirlik hedefleri arasında tercih yapmak zorunda kaldığını; yeni formülasyonların en yüksek yangın güvenliği sınıflarını karşılayabildiğini ve Nymax FR REC’te geri dönüştürülmüş içeriği de barındırdığını söyledi.
Nymax FR REC: yüzde 42–77 geri dönüştürülmüş içerik
Nymax™ FR REC alev geciktirici geri dönüştürülmüş poliamid sınıfları, elektrik-elektronik uygulamaları için halojensiz yangın güvenliğini yüzde 42 ile 77 arasında endüstri sonrası geri dönüştürülmüş içerikle birleştiriyor. Portföy, PA6 ve PA66 bazlı, yüzde 15–40 cam elyaf takviyeli ve takviyesiz seçenekleri kapsıyor; renk seçeneklerinin aşamalı olarak genişletilmesi için geliştirme sürüyor.
- 0,8 mm’de UL 94 V-0 sınıfı, 960°C kızgın tel yanıcılık indeksi (GWFI) ve 600 V’a kadar karşılaştırmalı iz oluşturma indeksi (CTI)
- Kısıtlı madde listeleriyle uyumlu halojensiz kimya; PFAS içermeyen formülasyonlar
- Birincil alev geciktirici poliamide göre ürün karbon ayak izini düşürebilme
Maxxam NHFR: 2,0 mm’de UL 94 5VA
Maxxam™ NHFR poliolefin formülasyonları, 2,0 mm kalınlıkta UL 94 5VA yangın sınıfına ulaşıyor ve gözetimsiz çalışan ev aletleri için IEC 60335 ve UL 60335 kapsamındaki artan uyumluluk gerekliliklerini hedefliyor. Malzemenin IEC 60695’e göre kızgın tel yanıcılık indeksi de 960°C. Halojensiz yapı, yangın sırasında aşındırıcı gaz oluşma riskini azaltıyor. Avient’e göre bu formülasyonlar, beyaz eşya tasarımcılarına parça geometrisini optimize etme, et kalınlığını azaltma ve metal parçaları plastiğe dönüştürme konusunda esneklik sağlıyor.
Standda sağlık, sürdürülebilirlik ve estetik çözümleri
Avient, B5 salonundaki 5104 numaralı standında yeni ürünlerin yanı sıra geniş portföyünü de sergileyecek:
- Sağlık: PFAS kullanmadan düşük sürtünme katsayısı sağlayan GlideTech™ formülasyonları, kimyasal dirençli Trilliant™ HC termoplastikleri ve ftalat içermeyen Versaflex™ HC termoplastik elastomerleri
- Alev geciktirici teknolojiler: UL 94 V-0 performansına ulaşabilen OnFlex™ NHFR TPE’ler ile Maxxam™ FR ve Bergamid™ FR portföylerindeki halojensiz sınıflar
- Sürdürülebilir malzemeler: yüzde 9–100 arasında endüstri sonrası ve tüketici sonrası geri dönüştürülmüş içerikle formüle edilebilen çözümler ile yüzde 16–75 bitki kaynaklı içerikli biyo bazlı teknolojiler
- Estetik çözümler: boya yerine kullanılmak üzere tasarlanan, çizilme ve UV dayanımı yüksek Artisan™ önceden renklendirilmiş termoplastikler ve lüks ambalaj için metalik görünüm sunan Gravi-Tech™ formülasyonları
Kaynaklar
- Avient, “Avient Debuts Flame Retardant Polymer Technologies at Fakuma 2026 to Advance Fire Safety and Sustainability”, basın bülteni, 28.09.2026 – avient.com
Görsel: Avient
DİĞER12 yıl önceParaşüt yolculuğuna başladı!
KİMYASAL VE HAMMADDELER12 yıl önceGümrük vergisiz ithalat kapısından 8 plastik hammaddesi daha geçti
DİĞER9 yıl önceELK Motor, yeni yıla büyük hedeflerle giriyor
KİMYASAL VE HAMMADDELER6 yıl önceTermoplastik elastomer (TPE) nedir?
Etkinlikler9 yıl öncePlast Eurasia İstanbul 2017’ye dünya büyük ilgi gösterdi
Etkinlikler9 yıl öncePlast Eurasia İstanbul 2017 tüm hızıyla sürüyor
Genel12 yıl önce“Türkiye polipropilen yatırımı için cazip bir pazar sunuyor”
PLASTİK MAKİNELERİ5 yıl önceRipack Isı Tabancalarından 3 önemli yenilik

















