Connect with us

GERİ DÖNÜŞÜM

Plastik Atıklardan Ekonomik Değere: Biotrend ve Freepoint İş Birliği

Yayın Tarihi:

on

Plastik Atıklardan Ekonomik Değere: Biotrend ve Freepoint İş Birliği

Biotrend ve Freepoint, Türkiye’de Plastik Atık Dönüşümünü Güçlendiriyor

Biotrend Çevre ve Enerji Yatırımları A.Ş. ile Freepoint Eco-Systems International Ltd., atık plastiklerin ekonomik değere dönüştürülmesi için stratejik bir ortaklığa imza attı. İki şirket, atık plastikleri ileri dönüşüm teknolojileriyle işleyerek sürdürülebilir ve pazarlanabilir ürünlere dönüştürmeyi hedefliyor. Bu kapsamda imzalanan Çerçeve Anlaşması, Türkiye ve bölge ülkelerinde yıllık 250.000 ton plastik atık işleme kapasitesine ulaşmayı amaçlayan bir dizi projeyi kapsıyor.

Aliağa’da Stratejik Yatırım

İlk aşamada, Biotrend’in İzmir Aliağa’da kurmayı planladığı ileri dönüşüm tesisi, ortak girişimin pilot yatırımı olacak. Bu tesis, yılda 60.000 ton plastik atığını piroliz yağına dönüştürerek petrokimya sektörüne sürdürülebilir bir alternatif sunacak. Freepoint Eco-Systems’in durum tespit sürecinin tamamlanmasının ardından, şirketlerin %50-%50 ortaklık yapısıyla yeni bir girişim kurması planlanıyor.

Sürdürülebilir Ekonomi ve Küresel Hedefler

Bu iş birliği, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefine destek verirken, Biotrend’in sürdürülebilir ekonomi vizyonunu küresel çapta genişletmesini sağlayacak. Freepoint Eco-Systems Başkanı Oscar Gutierrez, bu ortaklığın, plastik atık krizine yenilikçi ve ekonomik çözümler sunma yolunda önemli bir adım olduğunu belirtti.

Biotrend ve Freepoint’in çevresel etkileri minimize eden bu stratejik iş birliği, geri dönüşüm sektöründe yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

GERİ DÖNÜŞÜM

puren, purenit üretiminin tamamını ISCC PLUS’a geçirdi; Covestro’nun biyo-döngüsel bağlayıcısını kullanacak

puren, poliüretan artıklarından üretilen purenit malzemesinin tüm üretimini ISCC PLUS’a göre sertifikalandırdı. Covestro’nun Desmodur CQ MS bağlayıcısıyla üretilecek ilk ürün 2027’de pazara çıkacak.

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

purenit üretiminde kullanılan poliüretan artık malzeme örnekleri

Alman puren gmbh, Obermarchtal tesisindeki yeni üretim hattının açılışında, poliüretan artıklarından ürettiği fonksiyonel malzeme purenit®’in tüm üretimini ISCC PLUS standardına göre sertifikalandırdığını açıkladı. Sertifika, Covestro’nun Desmodur® CQ MS ürününün bağlayıcı olarak kullanılmasının önünü açıyor. Bu temelde geliştirilen ilk ürünün 2027’de pazara sunulması planlanıyor.

Artıklardan üretilen malzeme

purenit®, yaklaşık 550 kg/m³ yoğunluğa sahip, sert poliüretan köpüğü (PUR/PIR) esaslı, yüksek oranda sıkıştırılmış bir malzeme. Hafif olmasına karşın basınca ve neme dayanıklı, boyutsal olarak kararlı ve yalıtım sağlıyor; standart ahşap işleme makineleriyle kesilip frezelenebiliyor, delinip yapıştırılabiliyor. Malzeme inşaatta pencere, kapı, cephe ve zemin birleşim alanlarında; banyo, wellness alanları ve dış mekan mutfaklarında; karavan, ticari araç ve gemi iç donanımında kullanılıyor.

Üretimde poliüretan artık malzemeler yapıştırıcılı presleme yöntemiyle homojen levhalara dönüştürülüyor. Covestro, PU üretiminin yan ürününü bağımsız ve yüksek kaliteli bir malzemeye dönüştüren bu ileri dönüşüm yaklaşımının yalıtım sektöründe bu tutarlılıkta benzersiz olduğunu belirtiyor.

Kütle denge yaklaşımı ve ISCC PLUS

Desmodur® CQ MS, biyo-döngüsel hammaddelerden üretilen ve kütle denge yaklaşımıyla sertifikalandırılan, Covestro’nun iklim-nötr olarak tanımladığı MDI’ya dayanıyor. Bu yaklaşımda biyo-döngüsel hammaddeler üretimin erken bir aşamasında fiziksel olarak karıştırılıyor ve ardından nihai ürüne hesaben atanıyor. ISCC PLUS bu atamayı tedarik zincirinin tamamında bağımsız olarak doğruluyor. puren’in biyo-döngüsel hammaddeyi doğru biçimde yansıtabilmesi için purenit® üretiminin tamamının bu standarda göre sertifikalı olması gerekiyordu.

puren gmbh Genel Müdürü Dr. Andreas Huther, müşteriler açısından bunun aynı malzeme ve aynı performansla daha düşük CO₂ emisyonu anlamına geldiğini söyledi. Covestro Performans Malzemeleri biriminin başındaki Hermann Dörholt ise hammaddenin işleme sürecini değiştirmeden daha düşük karbon ayak izi sunduğunu vurguladı.

Değer zincirinde iki noktada döngüsellik

Covestro’ya göre ortaya çıkan ürün, döngüsel yaklaşımdan değer zincirinin iki noktasında yararlanıyor: daha düşük karbon ayak izli hammaddede ve PU artıklarının geri kazanımına dayanan malzeme konseptinin kendisinde.

Kaynaklar

  • Covestro basın bülteni, “Covestro and puren take next step to improve the environmental footprint of purenit®”, 24.09.2026 — covestro.com
  • Görsel: Covestro
Devamını Oku

Etkinlikler

Envalior, hurda araç plastiklerinden döngüsel PA6 üretme çalışmasını Fakuma 2026’da paylaşacak

Envalior, SECARA ile hurda araç plastiklerini yüksek saflıkta kaprolaktama dönüştürerek döngüsel PA6 üretmeyi hedefliyor; gelişmeler Fakuma’da anlatılacak.

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Envalior mühendislik malzemeleriyle üretilmiş elektrikli araç ve veri merkezi bileşenleri

Mühendislik malzemeleri üreticisi Envalior, 12–16 Ekim’de Friedrichshafen’de düzenlenecek Fakuma 2026’da, geri dönüşüm teknolojisi girişimi SECARA ile yürüttüğü döngüsel PA6 çalışmasındaki son gelişmeleri paylaşacak. Hedef, kullanım ömrünü tamamlamış araçlardan gelen plastikleri yeniden otomotiv kalitesinde poliamide dönüştürmek.

Hurda araç plastiğinden kaprolaktama

Envalior ile SECARA arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından geliştirilen girişim, tüketici sonrası araç plastiklerini doğrudan PA6 üretiminde kullanılabilecek yüksek saflıkta kaprolaktama dönüştürmeyi amaçlıyor. SECARA’nın katalitik depolimerizasyon teknolojisinin kullanıldığı rotada amaç, birincil hammaddeden üretilen malzemeyle aynı performansa sahip döngüsel PA6 elde etmek. Şirkete göre bu yaklaşım, AB Ömrünü Tamamlamış Araçlar Yönetmeliği’nin (ELVR) gelecekte getireceği geri dönüştürülmüş içerik gerekliliklerine uyumu destekleyecek. Fuar boyunca iki şirketin uzmanları Envalior standında ziyaretçilerle bir araya gelecek.

Sürdürülebilir ürün yelpazesinde öne çıkan bir diğer yenilik ise atık kızartma yağıyla üretilen, ISCC PLUS sertifikalı ve kütle denkliği yöntemine dayalı biyo bazlı PPS sınıfı Xytron™ B-MB.

Veri merkezleri ve elektrikli araçlar için malzemeler

Envalior, B4 salonundaki 4302 numaralı standında otomotiv, elektrik-elektronik, tüketici ve endüstriyel ürünlere yönelik geniş bir malzeme yelpazesi sergileyecek:

  • Veri merkezleri: Durethan® PA6, Pocan® PBT (CTI 600), Xytron™ PPS, gelişmiş ark söndürme özelliğine sahip Stanyl® CR310 ve termoset ikamesi için ForTii® C11F ile ısıl yönetim, güç dağıtımı ve konektör uygulamaları; yüksek güç yoğunluğu ve 800V DC mimarilere geçişi destekleyen çözümler
  • E-mobilite: yükselen gerilimler için iz oluşturma direnci artırılmış alev geciktirici sınıflar; Pocan® PBT, ForTii® PA4T PPA, Xytron™ PPS ve Durethan® PA6 ile güç elektroniği, terminal blok ve e-motor bara parçaları
  • E-motor izolasyonu: motor boyutunu büyütmeden daha yüksek tork yoğunluğu için Stanyl® PA46 ile üzerine kalıplanmış ultra ince izolasyon
  • Isıl yönetim: Akulon® PA66 ve Xytron™ PPS ile sıvı ve hava soğutmalı sistem parçaları
  • ADAS ve drone: lazerle kaynaklanabilir Pocan® PBT ve Xytron™ PPS’ten radar parçaları; Tepex® kompozitler ve hibrit üretim yöntemleriyle drone yapısal parçaları

Standda ayrıca malzeme bilimi, test, simülasyon, CAE modelleme, yapay zekâ destekli araçlar ve sürdürülebilirlik danışmanlığını bir araya getiren “360 Innovation Services” tanıtılacak. Envalior Avrupa Ticari Başkan Yardımcısı Thomas Brackemeyer, sektörlerdeki hızlı değişimin malzemelere yeni talepler getirdiğini, bu nedenle pazar ve mevzuat ihtiyaçlarına yanıt veren çözümleri müşterilerle yakın iş birliği içinde geliştirdiklerini söyledi.

Envalior, 2023’te Lanxess Performance Materials ile DSM Engineering Materials’ın birleşmesiyle kuruldu; yıllık satışları yaklaşık 3 milyar euro.

Kaynaklar

  • Envalior, “Envalior at Fakuma 2026: Smarter and sustainable material solutions for evolving industry needs”, basın bülteni, 02.09.2026 – envalior.com

Görsel: Envalior

Devamını Oku

GERİ DÖNÜŞÜM

AB’nin Sınırda Karbon Düzenlemesi ve Zorunlu Geri Dönüştürülmüş Hammadde Kullanımı: Türkiye’nin Uyum Stratejileri ve İhracat Sektörüne Etkileri

Yayın Tarihi:

on

Yazar:

Avrupa Birliği’nin 27 ülkesini kapsayacak şekilde 1 Ekim 2023 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması (SKDM) uygulaması, 2026 yılı itibarıyla birlik üyesi ülkelere yapılan tüm ihraç ürünlerini kapsayacak şekilde uygulanmaya başlanacak.

Bu tarihten itibaren AB ülkelerine ihraç edilen her ürünün sera gazı emisyon raporunun bulunması gerekirken, bu düzenleme ile eş zamanlı yürürlüğe girecek bir başka uygulama, zorunlu geri dönüştürülmüş hammadde kullanımı olacak.

 En az SKDM kadar önemli

Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gençer, başta AB ülkeleri olmak üzere tüm gelişmiş ülkelerde geri dönüştürülmüş hammaddelerin, stratejik bir kaynak olarak görüldüğünü belirterek, “Biz SKDM uygulamasına nasıl uyum sağlayacağımızı tartışırken, atık yönetim sistemimizin AB’ye nasıl uyum sağlayacağı sorusuna aynı önemi vermiyoruz” dedi.

Atık yönetimi ve geri dönüşüm sektörünün birbirinden ayrı düşünülemeyeceğine dikkat çeken Gençer, Türkiye’nin tüm atıklarına “stratejik bir hammadde” gözlüğü ile bakarak, toplama ve dönüşüm süreçlerini Avrupa Birliği Atık Sevkiyatı Tüzüğü’ne (EU-Waste Shipment Regulation) uygun olarak yeniden düzenlemesi gerektiğini vurguladı.

Geri dönüştürülmüş hammadde zorunlu

Türkiye’de endüstriyel atıkların toplanması ve geri dönüşümünde önemli mesafe alınmasına rağmen, evsel atıkların hâlâ vahşi yöntemle toplandığına işaret eden EGEPLASDER Başkanı Şener Gençer, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Adeta bir hazine değerindeki evsel atıklarımızın kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşümünde AB ülkelerinin maalesef çok gerisindeyiz. Bu noktada sorunun, bir iş ve finansman modeli yaratılamamasında düğümlendiğini düşünmekteyiz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından büyük önem verilmesine rağmen, yıllardır uygulama tarihi ertelenen depozito uygulamasında da aynı finansman modeli eksikliğinin etkili olduğunu belirtiyoruz. SKDM ile birlikte zorunlu geri dönüştürülmüş hammadde kullanımı uygulaması da AB ülkelerine yapılan ihracatta bir diğer engel olacak.”

Emisyon ticareti sistemi bir an önce kurulmalı

2024-2026 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Ekonomik Program’a (OVP) göre, gelecek Mart ayı sonuna kadar Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi’nin yasal altyapısının tamamlanarak, SKDM’ye uygun olarak mali yükümlülüğe ilişkin gerekli hazırlıkların tamamlanması gerektiğinin altını çizen Şener Gençer, “Karbon fiyatlandırma mekanizmasının ihracatçı sektörlerimiz üzerinde yaratacağı ilave maliyetlere yönelik olarak, ihracatın finansmanında kullanılacak araçların çeşitlik ve etkinliğinin de artmasını bekliyoruz.” dedi.

Türkiye’nin ihracatında AB ülkelerinin yaklaşık yüzde 50 seviyesinde pay aldığını anımsatan Şener Gençer, sözlerini şöyle sürdürdü:

Plastik sektörü hammaddede %85 dışa bağımlı

“Yeşil Mutabakat, SKDM ve geri dönüştürülmüş hammadde kullanımı gibi zorunluluklar, Türk ihracatçısının pazar kaybına neden olmamalı. Bu bağlamda Ticaret Bakanlığı’mız tarafından yayınlanan Yeşil Mutabakat Eylem Planı’nın, ihracatta rekabetin korunması ve iklim değişikliği politikalarına uyumun sağlanmasında bir rol model olmasını arzu ediyoruz. Bunun için en kısa sürede Emisyon Ticareti Sistemimizi kurarak, AB cephesinde mahsuplaşma mekanizmasına dâhil edilmesini bekliyoruz. İlk aşamada Plastik sektörümüz gibi yüzde 85 seviyesinde ithalata bağımlı olan sektörlerin, hammaddelerini düşük karbonlu üretim yapan kaynaklardan tedarik etmeleri büyük önem taşıyor.”

Devamını Oku

Trendler