Connect with us

KİMYASAL VE HAMMADDELER

Gümrük vergisiz ithalat kapısından 8 plastik hammaddesi daha geçti

Published

on

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), Türk plastik sektörünün hammadde sorununun çözümü doğrultusundaki çalışmalarını sürdürüyor. PAGEV’in, Ekonomi Bakanlığı ve Avrupa Birliği nezdinde 2013 yılında başlattığı çalışmalar art arda meyvelerini veriyor. Plastik sektörünün dört emsal hammaddesine 1 Temmuz 2014 tarihinde itibaren 5 yıl süre ile gümrük vergisiz ithalat yolunu açan “askıya alma” sisteminden 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren 8 yeni plastik hammaddesi daha yararlanacak.

 

Hammadde ihtiyacının önemli bir bölümünü ithalat ile karşılayan plastik sektörü 1 Temmuz 2014 tarihinden itibaren başlayan uygulama çerçevesinde ilk etapta; plastik çocuk parkları, toplar, su depoları, otomotiv yakıt deposu, aydınlatma ürünleri, plastik mobilya, plastik spor ve kondisyon aletleri ile rotasyon kalıplama ve strech film üretiminde kullanılan lineer alçak yoğunluklu iki çeşit polietilen, yalnızca etilen ve 1-heksen kopolimer ile klorlu poliolefin hammaddelerini gümrük vergisiz ithal etmeye başlamıştı.

Bu dört hammadde emsal teşkil etti ve plastik sektörünün sekiz hammaddesi içinde gümrüksüz ithalat yolu açıldı. 1 Ocak 2015 tarihinde yürürlüğe girecek karar çerçevesinde; yüksek akışkanlıklı lineer alçak yoğunluklu polietilen, etilen ve 1-heksen kopolimeri, iki farklı çeşitte liner alçak yoğunluklu polietilen, kristal polistiren çeşidi ile üç farklı türdeki kopolimer hammaddeleri gümrüksüz olarak ithal edilebilecek.

Sisteme yeni katılan hammaddeler ile plastik sektörü; plastik masterbatch boya üretimi, kapak üretimi, strecth film gibi çeşitli film üretimi ve kompresyon kalıplama gibi alanlarda üretim yapıyor. Gümrük vergisiz ithalatın en önemli şartı; ilgili hammaddelerin AB ülkelerinde üretilmemesi veya üretimin ülke ihtiyacını karşılayamaması. Böylece sektör hammaddesini şu an için vergi uygulanan diğer ülkelerden vergisiz ithal edebilecek.

Advertisement

 PAGEV’in 2013 yılı verilerine göre plastik sektörü hammadde ihtiyacını ağırlıklı olarak; Suudi Arabistan, İran, Katar ve diğer körfez ülkeleri ve ABD’den ithal ederek karşılıyor.

PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “Plastik sektörünün en önemli gündem maddesinin hammadde ithalatı olduğunu her vesile ile vurguluyoruz. Sorunun çözüm yolu ise yeni petrokimya yatırımlarından geçiyor. Ancak baktığımızda son dönem yatırımlarının ve bu alandaki planlamaların yetersizliği açık ve net olarak görülüyor. Ülkemize yapılacak yatırımların teşvik edilmesi gerekiyor. Bu da ancak mamul üretiminin önünün açılması ile mümkün. Yani daha çok üretmeliyiz ki petrokimya üreticileri pazara yakın olabilmek için yatırım yapsın, zira ülkemizin maalesef yatırımı cezbedecek petrol kaynağı yok. Dolayısıyla plastik hammaddeye yönelik vergileri arttırmak yerine, mamul üreticilerinin önünü açmak ve direk petrokimya yatırımlarına teşvik vererek, petrokimya yatırımlarını artırmak gerekiyor” dedi.

Yavuz Eroğlu, “Türkiye’de üretilmeyen hammaddelere yüksek oranlarda vergi ödenmesi sektörümüzün uluslararası rekabetini de olumsuz yönde etkiliyor. Ancak attığımız adım sektörümüzü bir nebze de olsa rahatlatacak. Sistem, Türkiye’de ve AB’de üretilmeyen veya talebi karşılamayan hammaddelerin AB dışındaki ülkelerden gümrük vergisiz ithalatını sağlıyor. İlk olarak dört hammaddemiz için 1 Temmuz’da başlayan uygulamanın diğer hammaddeler için de emsal teşkil edeceğini açıklamıştım. Sisteme yeni ilave edilecek 8 hammadde ile bunu kanıtlamış olduk. Öncülüğümüz sadece plastik sanayisine değil diğer tüm sektörlere de örnek olacaktır” diyerek sözlerini bitirdi.

 

Advertisement

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

KİMYASAL VE HAMMADDELER

Socar Türkiye’nin üç tesisi Sıfır Atık Belgesi aldı

Published

on

Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla atıkları kaynağında ayrıştırarak geri kazanımını sağlayan SOCAR Türkiye’nin Petkim, STAR Rafineri ve SOCAR Türkiye Akaryakıt Depolama üretim birimleri, Aliağa’da Sıfır Atık Belgesi’ aldı.

Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı SOCAR Türkiye’nin İzmir Aliağa’da Rafineri ve Petrokimya İş Birimi çatısı altında faaliyet gösteren iştirakleri Petkim, STAR Rafineri ve SOCAR Türkiye Akaryakıt Depolama A.Ş. Sıfır Atık Yönetmeliği kapsamındaki tüm kriterleri yerine getirerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan ‘Sıfır Atık Belgesi’ aldı. Böylece üç tesis de atık yönetimi konusunda gerekli ekipman ve sistem altyapısını tamamlayıp mevzuatta belirtilen kriterleri sağladığını, atıkların kaynağında ayrıştırılarak ekonomiye geri kazandırıldığını belgelemiş oldu.

Geri kazanım miktarı %32 arttı

Sürdürülebilirlik politikası çerçevesinde Petkim, STAR Rafineri ve SOCAR Depolama tesislerinin üretim birimleri için ortak bir atık yönetim sistemi kurduklarını ifade eden SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya Başkanı Anar Mammadov,Üç şirketimizde başlattığımız Sıfır Atık Projesi ile kaynakların daha verimli kullanılmasını, atıkların yerinde toplanarak ekonomiye kazandırılmasını hedefliyoruz. Bu doğrultuda tüm üretim sahalarımızda atık yönetim sistemleri ile atık toplama araçlarımızı yeniledik. Atık geçici depolama alanlarında iyileştirme yaptık. Yıl içinde tüm personelimize yönelik eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yürüttük. Bu çalışmalarımız sonucunda SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi’ne bağlı üretim birimlerinde geri kazanım miktarlarını %32’lere varan oranlarda artırdık. Aldığımız Sıfır Atık Belgesi, bundan sonraki çalışmalarımız için bize motivasyon kaynağı olacak” diye konuştu.

Hedef platin sıfır atık belgesi

Advertisement

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde 2017’de hayata geçirilen Sıfır Atık Projesi

, sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde atıkları kontrol altına almayı, gelecek nesillere temiz bir Türkiye ile yaşanabilir dünya bırakma amacını taşıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen proje çerçevesinde Sıfır Atık Yönetmeliği kriterlerini sağlayan şirket ve kurumlara 5 yıl geçerliliği olan Sıfır Atık Belgesi veriliyor. Bu belgenin alınmasından sonra takip eden 12 aylık süre içinde gümüş, altın ve platin sıfır atık belgesi için müracaat edilebiliyor. SOCAR Türkiye, Rafineri ve Petrokimya İş Birimi’ne bağlı üretim tesisleri için önümüzdeki bir yıl içinde gümüş, altın veya platin sıfır atık belgesi için başvuruda bulunmayı planlıyor.

Continue Reading

KİMYASAL VE HAMMADDELER

Termoplastik elastomer (TPE) nedir?

Published

on

Termoplastik elastomerler (TPE), kauçuklarla benzerlik gösteren malzemeler olup, son dönemde otomotiv, tüketim ürünleri, inşaat, beyaz eşya, medikal, gıda, kablo gibi sektörlerde daha fazla kullanım alanına kavuştular. Dolayısıyla TPE nedir sorusu da sıklıkla gündeme gelmeye başladı. ASTM D1566 standardında tanımlı olan ve bazı temel yönleri ile pek çok hammaddeden ayrılan termoplastik elastomer, kauçukların mekanik dayanımlarına ve esneklik özelliklerine sahipken aynı zamanda plastikler gibi kolay işlenebilir olmalarıyla ön plana çıkıyor. TPE ürünlerin aynı zamanda geri dönüştürülebilir malzemeler olmaları da dikkatlerden kaçmıyor.

Termoplastik elastomerlerin ekstrüzyon, enjeksiyon, şişirme gibi proses teknikleri sırasında kauçuklardan farklı olarak kürleme yani vulkanizasyona gereksinimleri olmuyor. Diğer taraftan TPE’ler aynı plastikler gibi proses sırasında kolayca işleniyor ve masterbatch ile renklendirilebiliyorlar.

TPE ürünler genel olarak 2 farklı grupta değerlendiriliyorlar. Bunlar, blok kopolimerler ya da termoplastik karışımlarıdır. TPV, SEBS, SBS, TPO gibi farklı türleri olan termoplastik elastomerler geniş bir sertlik aralığında ve arzu edilen mekanik ve ısıl dayanım özelliklerine göre dizayn edilebiliyorlar. Peki, diğer hammadde çeşitleri ile kıyaslandığında bu malzemelerin hangi özellikleri ön plana çıkıyor? Bir başka deyişle TPE’lerin avantajları neler? Sorunun yanıtını kısa bir liste halinde aktarabiliriz:

  • %100 geri dönüştürülebilir malzemeler olmaları nedeniyle doğa dostudurlar.
  • Geri dönüştürülebilir olmaları sayesinde proses edilmeleri sırasında ıskarta (hurda) ürün problemi yaşanmaz.
  • Geleneksel kauçuklara göre daha kolay proses edilirler, işlenebilirler.
  • Proses edilmeleri sırasında vulkanizasyona yani kürleme basamağına ihtiyaç yoktur.
  • Kauçuklara kıyasla aynı termoplastikler gibi daha kısa çevrim süresi sunan malzemelerdir. Bu sayede enerji tasarrufu sağlarlar.
  • Masterbatch ile kolayca renklendirilebilir.
  • TPE türüne bağlı olarak 0

    buykamagrausa.com

    ,89 cm³ gibi düşük yoğunluk değerlerinde tasarlanabilirler. Mesela yakıt tasarrufunun çok önemli olduğu otomotiv sektöründe daha hafif araç parçaları üretilebilmesi için büyük avantajlar sağlarlar.

Aynı zamanda TPE ürünlerin ne gibi üretim teknikleri ile işlenebilecekleri de merak ediliyor. Bu sorunun yanıtını da liste formunda aktarmak daha doğru olacaktır:

  • Ekstrüzyon
  • Enjeksiyon
  • Şişirme
  • Kalenderleme

TPE ürünlerin morfolojileri ya da teknik özellikleri gibi konularda bilgi edinmek isteyenler Elastron internet sitesini ziyaret edebilir ve söz konusu hammaddelerin üretim süreçleri için uygun olup olmadığını da son derece kolay bir şekilde tespit edebilir. Bu internet sitesinde termoplastik elastomer hakkında merak edilen her türlü sorunun yanıtı ayrıntılı bir şekilde aktarılıyor. Sitede şemalar, grafikler, teknik bilgiler ve teknik destek alabileceğiniz canlı chat uygulaması da bulunuyor. TPE ürünler hakkında detaylı bilgiye ulaşmak, bu malzemeleri mercek altına almak için siz de Elastron internet sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Advertisement
Continue Reading

KİMYASAL VE HAMMADDELER

Plastik sanayicilerine yenilikçi enerji altyapısı

Published

on

Türkiye’nin Kırklareli Vize’de hayata geçirilen ilk plastik ihtisas özel organize sanayi bölgesi PAGDER ASLAN OSB’de enerji altyapısı yatırımları başladı. Enerjinin güvenli ve verimli kullanımı için yeni nesil teknolojileri Schneider Electric ile gerçekleştirilen iş birliği neticesinde sanayicileri sunacak olan PAGDER ASLAN OSB plastikçilerin en önemli ihtiyacı olan kesintisiz ve kaliteli enerjiyi de sektörle buluşturacak.

Türkiye’nin ilk özel organize sanayi bölgesi olan PAGDER ASLAN OSB ile iş birliği kapsamında, yenilikçi bir enerji altyapısı kurulması üzere çalıştıklarını ifade eden Schneider Electric Organize Sanayi Bölgelerinden Sorumlu Satış Yöneticisi Yücel Erkan, “Bölgede, alanında öncü teknolojilerimizle uçtan uca bağlı bir sistem inşa ediyoruz. Böylece plastik üreticilerinin en temel ihtiyaçlarından biri olan kesintisiz enerjiyi Schneider Electric güvencesi ile sunmayı hedefliyoruz. Projenin ilk etabında 13 dağıtım merkezinin haberleşebilir sensörlerle donatılmış orta gerilim hücrelerinin tedariki gerçekleştirilecek. Ardından alçak gerilim, orta gerilim hücreler ve rölelerin uzaktan izlenmesi, kontrol edilmesi için Schneider Electric’in sunduğu SCADA sistemi kurulacak” dedi.

Enerji altyapı çalışmalarının son aşamasında Schneider Electric EcoStruxture çözümünün tamamlanması ve uçtan uca bir çözüm sunulması için Power Advisor ve Asset Advisor çözümlerinin kurulumunun da sağlanacağını belirten Erkan, “Böylece tamamen haberleşebilir, uzaktan izlenebilir, kontrol edilebilir dijital bir OSB altyapısı kurulacak. Bu da enerjinin 7/24 takibini ve akışını sağlamayı mümkün kılacak. Aynı zamanda herhangi bir arıza önceden tespit edilebilecek ve kestirimci bakım uygulanabilecek” ifadelerinde bulundu.

Elektrik tüketimi görece yoğun olan plastik sanayicileri için en önemli ihtiyacın enerjinin kesintisiz ve kaliteli tedariki olduğunun altını çizen PAGDER ASLAN OSB Bölge Müdürü Kadri Ün, plastikçiler için tasarlanmış uygun enerji altyapısının Schneider Electric iş birliği ile inşa çalışmalarına başlandığını ifade etti. Söz konusu altyapı yatırımlarının Vize’de üretime geçecek plastik sanayicileri için verimliliklerine de katkı sunacağını belirten Ün altyapı olanakları sayesinde katılımcı firmaların pazarda rekabet avantajına da sahip olacağına dikkat çekti.

PAGDER ASLAN OSB’yi dijitalleştirmek ve bir adım öteye taşımak istediklerini belirten Ün sözlerini şöyle tamamladı; “13 enerji dağıtım merkezinin inşaatları bölgemizde devam etmekte. Direkt iletim hattına bağlanmak suretiyle çevre organize sanayi bölgelerine göre yüzde 30 daha ucuz enerjiye sahip olacak sanayicilerimize yalnızca elektrik dağıtımı değil

Advertisement

, sürdürülebilir enerji kaynaklarının daha fazla kullanımı, yenilikçi-yeşil üretim sahaları, solar enerji gibi konularda da çözümler sunmayı hedefliyoruz.”

Continue Reading
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler