Connect with us

GERİ DÖNÜŞÜM

Plastik atıklar kurtarılacak geri dönüşüm can bulacak

Published

on

Tomra Geri Dönüşüm Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Başkanı Tom Eng, Avrupa ve uluslararası atık mevzuatındaki son değişikliklerden bazılarına dikkat çekerek, bu değişikliklerin atık işleme operatörleri açısından sonuçlarını vurguluyor.

Küresel atık ve geri dönüşüm sektörü, sıkı düzenlemelere tabi tutuluyor ve uluslararası mevzuata ek olarak neredeyse her bir ülke, atık işleme operatörlerinin uyması gereken ayrı düzenlemelere sahip bulunuyor. Atık mevzuatı, sektörümüzün bel kemiği ve genellikle mevzuattaki tüm değişikliklere olumlu yaklaşılıyor. Çünkü mevzuatlar, her zaman geri dönüşüm kalite standartlarını daha da artırmayı veya yerel, ulusal ya da uluslararası düzeyde geri dönüşüm oranlarını artırmayı hedefliyor.

Yürürlüğe giren en yeni üç mevzuat değişikliğini değerlendirmek isteriz: Basel Sözleşmesi Plastik Atık Değişiklikleri, Çin’de katı atık ithalatının yasaklanması ve kısaca Avrupa Yeşil Mutabakatı.

Basel Sözleşmesi Plastik Atık Değişiklikleri

Giderek daha fazla ülkenin plastikleri geri kazanmak ve geri dönüştürmek için gerekli tedbir ve mevzuatları uygulamaya koymasına rağmen, katı atık sahaları dünya çapında milyonlarca ton plastik için ilk seçenek olmaya devam ediyor. 2019’da gerçekleşen Basel Konferansı’nda devletler, plastik atığın yasal olarak bağlayıcı bir çerçeveye dahil edilmesi için Basel Sözleşmesi’ni değiştirmeyi kararlaştırdılar. 186 ülke, çevresel olarak sağlıklı bir geri dönüşüme girmeyecek olan plastik atıklarının taşınması ile ilgili yeni kısıtlamalar getiren bu değişikliği kabul etti. Bu yeni kısıtlamalar, ABD’de geçerli değildir.

Advertisement

Değişiklikler, 1 Ocak 2021 tarihinde yürürlüğe girdi. Geri dönüştürülemeyen veya geri dönüştürülmesi “zor” olan her türlü tehlikesiz plastik atık, artık “özel dikkat” gerektiren atık kategorisine alınarak taşınması Basel Sözleşmesi’ndeki önceden bildirim ve onay şartlarına tabi tutuluyor.

Değişikliklerin amacı, geri dönüşüme veya imhaya gönderilen çoğu plastik hurdanın ve atığın uluslararası sevkiyatını kontrol ederek küresel plastik atık ticaretini daha şeffaf ve daha fazla denetime tabi bir hale getirmek.  Ayrıca Mevzuatın amacı, geri dönüştürülebilir plastik sevkiyatlarına “gizlenen” geri dönüştürülemeyen plastiğin bu malzemeyi yönetme imkânı bulunmayan gelişmekte olan ülkelere gönderilmesine son vermek. Geçmişte gelişmekte olan ülkeler, kullanabilecek plastik malzemeleri kurtardıktan sonra, geri kalanları atık sahalarına gönderiyor veya açık havada ateşle yakıyordu.

Sözleşme kapsamında tehlikeli atık olarak sınıflandırılan plastiklerden bazıları evsel atık yığınlarında bulunduğundan bu yeni mevzuat, evsel atıkları işleyen atık operatörlerini doğrudan etkileyecek. Aynı şekilde, karışık evsel plastik atıkları ihraç etmek amacıyla, operatörlerin artık detaylı bir Önceden Bilgilendirilmiş Onay (PIC) prosedürüne uyması ve malzemeler için hem ihraç eden hem de ithal eden ülkelerin önceden onay alması gerekecek.

Basel Sözleşmesi Plastik Atık Değişiklikleri, şüphesiz halihazırda plastik atık için ihracat pazarlarına ihtiyaç duyan atık işleme tesislerini etkileyecek. Önceden onay alma süreci, ihracatta birkaç ay süren gecikmelere neden olabilir ve atık işleme operatörleri Önceden Bilgilendirilmiş Onay (PIC) almak için beklerken tesislerinde çok yüksek miktarda atık depolamak zorunda kalabilir. Atık operatörleri, bu şarta uymadıkları takdirde, malzemeleri masrafları ihracatçıya ait olmak üzere iade edilebilir. Taşıma sırasında durdurulması halinde sevkiyatta gecikmeler olabilir ve bazı şartlara uyulmaması durumunda

, malzemenin varış ülkesindeki otoriteler tarafından potansiyel olarak finansal cezalar dahil resmi tedbirler alınabilir.

Advertisement

Çoğu karma plastik artık önceden bilgilendirilmiş onay gerektirse de bazı istisnalar bulunuyor. “Yeşil Liste” atıkları olarak adlandırılan bu atıklar için atış işleme operatörlerinin bu malzemeyi önceden bilgilendirmeden ihracata devam etmesine izin verilecek. Yeşil Liste atıkları, geri dönüşüm işlemlerine gönderilen ve neredeyse sadece tek tip plastik içeren plastikleri ve ayrı geri dönüştürülecek polipropilen (PP), polietilen (PE) ve polietilen tereflatat (PET) karışımlarını içeriyor. Diğer tüm plastik atık ihracatı ve ithalatının, bildirilmesi ve taşıma öncesi ihracat onayı alınması gerekiyor.

Otomatik ayıklama teknolojisindeki gelişmeler, PET ve HDPE gibi renkli ve şeffaf plastik türlerinden polipropilen, polistiren ve PVC gibi diğer polimerlere kadar plastik geri dönüşümünde olağanüstü saflık sonuçlarına ulaşma imkanı veriyor. Doğru mevzuat, altyapı ve özellikle de doğru ayıklama teknolojisi kombinasyonu uygulandığı sürece, tekli polimer yığınlarında daha önce olanaksız olan %99,99’un üzerinde saflık düzeylerine ulaşmak mümkün.

Bu malzeme, yalnızca önceden izin alınmadan uluslararası olarak gönderilmekle kalmayacak, aynı zamanda karışık plastiklerden çok daha yüksek bir piyasa fiyatına sahip olacak. Bu nedenle karışık plastikleri tek akışlara ayıklamak ve ayırmak için hem ticari hem de yasal faktörler söz konusu.

Çin’in katı atık ithalatını yasaklama kararı

2021 yılı başında yürürlüğe giren bir başka atık mevzuatı konusu ise Çin’in plastik, kağıt ve tekstil ürünleri dahil katı atık ithalatını yasaklaması oldu. Çin, son 40 yılda bu malzemeler açısından önemli bir pazardı ancak ithal geri dönüştürülebilen malzemeleri sınırlandırma politikası 2013 yılında hayata geçmişti. Son katı atık ithalatını yasaklama kararı, Çin otoritelerinin yurt içindeki malzemelerin geri dönüştürülmesini daha fazla teşvik etme ve ülkenin ithalata daha az ihtiyaç duymasını sağlama konusundaki kararlığını yansıtıyor.

Advertisement

China’s decision to ban solid waste imports will have far-reaching consequences for waste operators who have, until now, relied on China as an end market for their material. This latest move follows on the back of other countries, including Malaysia, Thailand and India taking steps to ban imports of plastic waste and, in some countries, the import of mixed papers.

Çin’in katı atık ithalatını yasaklama kararı, şimdiye kadar malzemeleri için son pazar olarak Çin’e ihtiyaç duyan atık işleme operatörleri açısından kapsamlı sonuçlar doğuracak. Çin, bu konuda plastik atık ve bazı ülkelerde karma kağıt ithalatını yasaklamak için adımlar atan Malezya, Tayland ve Hindistan gibi ülkelerin izinden gidiyor.

Basel Sözleşmesi Plastik Atık Değişiklikleri’nde olduğu gibi, Çin’in yeni katı atık ithalatı yasağına uyulmaması hem atık taşıyıcısı hem de ithalatçı açısından 500.000 RMB (yaklaşık 71.000 $) ve 5 milyon RMB (yaklaşık 710.000 $) arasında belirlenen ağır cezalara yol açabilir. Gümrük otoriteleri, ayrıca katı atıkların imha için ihraç yerine iade edilmesi talimatını verecektir.

Geçmişte bu malzemeyi Çin’e veya şu anda bu malzemeleri yasaklayan diğer ülkelere ihraç etmeye ihtiyaç duyan atık işleme operatörleri, artık katı atık malzemeleri için yeni son pazarlar bulmak veya Çin’in ithalat ruhsatı vereceği katı atıklar için talep ettiği olağanüstü yüksek saflık oranlarına ulaşmak için ayıklama teknolojisine yatırım yapmak durumunda kalacak.

Atık kağıt ürünleri örneğine bakarsak, Çin geçmişte dünyanın en büyük kağıt ithalat pazarıyken şu anda sadece %99,5 üzerinde saflık düzeyine sahip olan atık kağıt için ithalat ruhsatı veriyor. Bu da söz konusu işletmecilerin, atık kağıtlarını Çin’e ihraç etmeye devam etmek istiyorlarsa ayıklama, mürekkep giderme ve geri dönüşüm çalışmalarını artırmasını ve bunlara yatırım yapmasını gerektiriyor.

Advertisement

Bunun için de kağıttaki kağıt dışı maddeleri ayıklamak ve ayrıca kahverengi karton, baskılı karton, plastik kaplamalı karton, boyanmış kağıt, gazete kağıdı ve dört renkli baskılı (CMYK) kağıt gibi farklı kağıt sınıflarında yüksek saflığa sahip fraksiyonlar üretmek amacıyla sensör tabanlı kağıt geri dönüşüm teknolojisindeki en yeni gelişmelerden faydalanmak gerekiyor. Sensör tabanlı ayıklama, atık işleme operatörlerinin malzemelerini Çin’e ihraç etmeye devam etmesini veya tercih ederlerse ülke içinde ya da yurt dışında malzemelerinin saflık düzeyleri sonucu çok daha yüksek bir piyasaya fiyatı alabileceği alternatif pazar rotaları bulmasını sağlayabilir.

Avrupa Yeşil Mutabakatı

Çin’in tüm katı atık ithalatını yasaklama kararı ile eş zamanlı olarak, Avrupa da ayıklanmamış plastik atıkların sevkiyatını yasaklayan yeni AB sevkiyat kurallarını hayata geçirerek plastik kirliliği sorununu ele almak için ilave adımlar atıyor.

1 Ocak 2021’de yürürlüğe giren Avrupa Komisyonu’nun Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında, plastik atıkların ihracatını, ithalatını ve AB içinde sevkiyatını düzenleyen yeni kurallar yer alıyor. Bu yeni kurallar, geri dönüşüme gönderilen “temiz” plastik atıklar dışındaki plastik atıkların AB’den OECD dışı ülkelere ihracatını yasaklıyor.

Basel Sözleşmesi Plastik Atık Değişiklikleri ve Çin’in katı atıklarla ilgili ithalat yasağında olduğu gibi, bu düzenlemeler atık işleme operatörlerinin yüksek saflıkta tekli yığın halinde plastik fraksiyonları üretememesi halinde, plastik atıklarını artık kolayca ihraç edemeyeceği anlamına geliyor. Dolayısıyla bir kez daha sensör tabanlı ayıklama teknolojisinin, atık işleme operatörlerine yeni kurallar çerçevesinde istenen ve diğer ayıklama tekniklerinin sağladığından çok daha yüksek oranda saflık düzeylerine ulaşmada yardımcı olabileceğini görüyoruz.

Advertisement

Değişen yasal koşullar

İncelediğimiz bu düzenlemeler, atık işleme operatörlerini doğrudan etkileyecek güncel değişikliklerden sadece birkaçı. 2021 yılında tüm AB üyesi ülkelerde yürürlüğe girecek olan bir sonraki önemli mevzuat değişikliği de tek kullanımlık plastiklerin yasaklanmasıdır.  Küresel bir müşteri tabanına sahip olan TOMRA Sorting, gerek ulusal gerekse uluslararası düzeyde tüm mevzuat değişikliklerini aktif şekilde takip ediyor. Bu da bizi, söz konusu değişiklikler uygulamaya girdikçe müşterilerimizi desteklemek için güçlü bir konuma getiriyor. Hayata geçecek tüm değişikliklerle ilgili bilgi sahibi olmak, teknolojimizi ve süreçlerimizi, bunların amacına uygun, gelecekte meydana gelebilecek gelişmelerden etkilenmeyecek yapıda olmasını sağlayacak ve en önemlisi de müşterilerimizin zorlu ve rekabetçi uluslararası pazarda başarıya ulaşmasına yardımcı olacak şekilde uyarlamamızı sağlıyor.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

GERİ DÖNÜŞÜM

AB’nin Sınırda Karbon Düzenlemesi ve Zorunlu Geri Dönüştürülmüş Hammadde Kullanımı: Türkiye’nin Uyum Stratejileri ve İhracat Sektörüne Etkileri

Published

on

Avrupa Birliği’nin 27 ülkesini kapsayacak şekilde 1 Ekim 2023 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması (SKDM) uygulaması, 2026 yılı itibarıyla birlik üyesi ülkelere yapılan tüm ihraç ürünlerini kapsayacak şekilde uygulanmaya başlanacak.

Bu tarihten itibaren AB ülkelerine ihraç edilen her ürünün sera gazı emisyon raporunun bulunması gerekirken, bu düzenleme ile eş zamanlı yürürlüğe girecek bir başka uygulama, zorunlu geri dönüştürülmüş hammadde kullanımı olacak.

 En az SKDM kadar önemli

Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gençer, başta AB ülkeleri olmak üzere tüm gelişmiş ülkelerde geri dönüştürülmüş hammaddelerin, stratejik bir kaynak olarak görüldüğünü belirterek, “Biz SKDM uygulamasına nasıl uyum sağlayacağımızı tartışırken, atık yönetim sistemimizin AB’ye nasıl uyum sağlayacağı sorusuna aynı önemi vermiyoruz” dedi.

Atık yönetimi ve geri dönüşüm sektörünün birbirinden ayrı düşünülemeyeceğine dikkat çeken Gençer, Türkiye’nin tüm atıklarına “stratejik bir hammadde” gözlüğü ile bakarak, toplama ve dönüşüm süreçlerini Avrupa Birliği Atık Sevkiyatı Tüzüğü’ne (EU-Waste Shipment Regulation) uygun olarak yeniden düzenlemesi gerektiğini vurguladı.

Advertisement

Geri dönüştürülmüş hammadde zorunlu

Türkiye’de endüstriyel atıkların toplanması ve geri dönüşümünde önemli mesafe alınmasına rağmen, evsel atıkların hâlâ vahşi yöntemle toplandığına işaret eden EGEPLASDER Başkanı Şener Gençer, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Adeta bir hazine değerindeki evsel atıklarımızın kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşümünde AB ülkelerinin maalesef çok gerisindeyiz. Bu noktada sorunun, bir iş ve finansman modeli yaratılamamasında düğümlendiğini düşünmekteyiz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından büyük önem verilmesine rağmen, yıllardır uygulama tarihi ertelenen depozito uygulamasında da aynı finansman modeli eksikliğinin etkili olduğunu belirtiyoruz. SKDM ile birlikte zorunlu geri dönüştürülmüş hammadde kullanımı uygulaması da AB ülkelerine yapılan ihracatta bir diğer engel olacak.”

Emisyon ticareti sistemi bir an önce kurulmalı

2024-2026 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Ekonomik Program’a (OVP) göre, gelecek Mart ayı sonuna kadar Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi’nin yasal altyapısının tamamlanarak, SKDM’ye uygun olarak mali yükümlülüğe ilişkin gerekli hazırlıkların tamamlanması gerektiğinin altını çizen Şener Gençer, “Karbon fiyatlandırma mekanizmasının ihracatçı sektörlerimiz üzerinde yaratacağı ilave maliyetlere yönelik olarak, ihracatın finansmanında kullanılacak araçların çeşitlik ve etkinliğinin de artmasını bekliyoruz.” dedi.

Advertisement

Türkiye’nin ihracatında AB ülkelerinin yaklaşık yüzde 50 seviyesinde pay aldığını anımsatan Şener Gençer, sözlerini şöyle sürdürdü:

Plastik sektörü hammaddede %85 dışa bağımlı

Yeşil Mutabakat, SKDM ve geri dönüştürülmüş hammadde kullanımı gibi zorunluluklar, Türk ihracatçısının pazar kaybına neden olmamalı. Bu bağlamda Ticaret Bakanlığı’mız tarafından yayınlanan Yeşil Mutabakat Eylem Planı’nın, ihracatta rekabetin korunması ve iklim değişikliği politikalarına uyumun sağlanmasında bir rol model olmasını arzu ediyoruz. Bunun için en kısa sürede Emisyon Ticareti Sistemimizi kurarak, AB cephesinde mahsuplaşma mekanizmasına dâhil edilmesini bekliyoruz. İlk aşamada Plastik sektörümüz gibi yüzde 85 seviyesinde ithalata bağımlı olan sektörlerin, hammaddelerini düşük karbonlu üretim yapan kaynaklardan tedarik etmeleri büyük önem taşıyor.

Continue Reading

GERİ DÖNÜŞÜM

İzmir geri dönüşümde dev fuara hazır

Published

on

Türkiye’de kapasitesi her geçen yıl artan geri dönüşüm sektörü, İzmir’de ilk kez düzenlenecek uluslararası bir fuarda buluşmaya hazırlanıyor. 12-14 Mayıs 2022 tarihleri arasında Fuar İzmir’de düzenlenecek We-Cycle Geri Dönüşüm Katı Atık ve Çevre Teknolojileri Fuarı, kentlerde atıkların kaynağında ayrıştırılması, geri dönüşüm kültürünün yaratılması ve gereksiz kaynak kullanımının engellenmesi amacını taşıyor. Fuarda Ortadoğu, Türki Cumhuriyetler, Afrika, Kuzey Amerika ve Balkan ülkelerinden katılımcı ve ziyaretçilerin buluşması hedefleniyor.

Türkiye’de çok güçlü bir geri dönüşüm sektörü var

Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gençer, fuara ilişkin yaptığı değerlendirmede 2030 yılında plastiklerin toplam tüketimi içinde geri dönüştürülmüş plastiklerin oranının  %30’a ulaşacağını belirtti.

Atıkların mutlaka kaynağında ayrıştırması, çöp değil enerji kaynağı olduğunun bilinmesi gerektiğini kaydeden Gençer, “Ülkemizde çok güçlü bir geri dönüşüm sanayimiz var. Bu işletmelerin üretimlerini devam ettirmeleri için yapmak zorunda oldukları ayrıştırılmış atık ithalatını ‘çöp’ olarak görmek en hafif deyimle bilgisizliktir.” dedi.

“WE-CYCLE

Advertisement

, geri dönüşüm bilincine katkıda bulunmalı”

Dünyada en fazla atık plastik ihracatı yapan ilk üç ülke olan Almanya, Japonya ve Amerika’nın aynı zamanda plastiğin en fazla tüketildiği ülkeler olduğuna dikkat çeken EGEPLASDER Başkanı Şener Gençer, şöyle devam etti:

“Japonya 17,6 Dolar, Almanya’da 5,9 Dolar, Çin’de 3 Dolar olan kilogram başına ihracat değeri Türk plastik sektöründe 2,4 Dolar seviyesinde. Bu başarıyı daha tatmin edici seviyeye taşımamız için mühendislik plastikleri başta olmak üzere katma değeri yüksek ürünlerin üretimine ve nihai ürünlerde daha fazla yer almasına yoğunlaşmamız gerekiyor. We-Cycle Fuarı’nın geri dönüşüm bilincinin artmasına katkıda bulunmasını diliyoruz.”

Continue Reading

GERİ DÖNÜŞÜM

Plastik şişelerde depozito uygulaması 1 ocak 2023’e ertelendi

Published

on

Türkiye’de plastik atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşümünde 1 Ocak 2022 tarihinde başlaması planlanan depozitolu ambalaj uygulaması; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın kararı ile 1 Ocak 2023 tarihine ertelendi.

Karar hakkında değerlendirmede bulunan Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gencer; 12 Aralık 2021 tarihinde yaptıkları açıklamada, toplama ve geri ödeme sisteminin hazır olmaması nedeniyle uygulamanın tüm yurt sathında başlaması uygulamasının ertelenmesini önerdiklerini hatırlattı.

Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gencer

“3 pilot ilde başlamalı”

Plastik sektörü olarak uygulamayı başından beri desteklediklerini, ancak zincir market ve AVM’lerde atık plastikleri toplayacak makinelerin kurulma süreci henüz hazır değilken uygulamaya başlanmasının risk oluşturduğunu kaydeden Gençer, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bakanlığımızın projesi karşısında heyecanlanmamak mümkün değil. Depozito uygulaması elbette sektörümüze ciddi bir katkısı olacak ve uzun yıllardır dile getirdiğimiz kaynağında ayrıştırma ve geri dönüşümde ülkemize sınıf atlatacak. Uygulama ile sadece çevresel riskler azaltılmayacak

, ülkemizde çok güçlü olan geri dönüşüm sektörümüz, daha az atık plastikler ithal edecek. Ancak Türkiye gibi 85 milyonluk nüfusa sahip, sadece içecek ambalajında 20 milyar adet tüketim olan bir ülkede, bu türden uygulamaların çok iyi düşünülerek ve olası sonuçlarını öngörerek yapılması gerektiği düşüncesindeyiz. Bu nedenle insan sirkülasyonu yüksek ve yoğun turist alan Antalya, Muğla ve İzmir’de pilot olarak başlatılmasını önerdik. Eksikliklerin görülmesinin ve giderilmesinin ardından yurt sathına yayılmasını düşünüyoruz. 2022 yılı içinde toplama noktalarında sistemin teknik altyapısı tamamlanmalı ve vatandaşlarımız mutlaka detaylı şekilde bilgilendirilmeli.”

Advertisement

 “4. Erteleme güvensizlik yaratır”

Online merkezi veri sistemi ve internet bağlantılı depozito iade makinalarının tedarik edilerek yurt sathına yayılmasının bugünkü koşullarda kolay olmadığına işaret eden Şener Gençer, uygulamanın başlayacağı 1 Ocak 2023’e kadar bu tedarik ve lojistik sorunlarının çözülmesini beklediklerini belirtti. Gençer, üçüncü kez ertelenen uygulamada yapılacak yeni bir ertelemenin hem üreticiler hem de vatandaşın gözünde güvensizlik duygusu yaratacağını da dile getirdi.

Sistem nasıl işleyecek?

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın eşgüdümünde yürütülecek depozito sistemi ile içecekler öncelikli olmak üzere belirlenecek diğer ambalajlı ürünler, depozito yönetim sistemi kapsamına alınacak. Ambalaj etiketlerinde görünür, okunaklı ve kolay silinmeyen, bozulmayan “Depozitoludur” ibaresi bulunacak, sisteme özgü barkodlar kullanılacak.

Advertisement
Continue Reading
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler