KİMYASAL VE HAMMADDELER
PLASFED, 2013 yılı 11 aylık plastik mamul ile hammadde üretim ve dış ticaret verilerini yayınladı
- Türkiye’nin plastik sektörüne yönelik düzenli ve en kapsamlı verilerini üreten PLASFED, 2013 yılı 11 aylık plastik mamul, hammadde üretim ve dış ticaret verilerini yayınladı. PLASFED raporunda, sektörün 2013 yılında ihracatını ve büyümesini sürdürdüğü belirtilirken, tüketimin daraltılmasına yönelik hükümetin uygulamaya koyduğu makro ihtiyati tedbirler nedeniyle 2014’ün zorlu geçeceği belirtildi.
- PLASFED raporuna göre, Türkiye plastik sektörü yılın 11 ayında 31,5 milyar dolar değerinde, 7,6 milyon ton plastik mamul üretti. Plastik mamullerde doğrudan 4 milyar 187 milyon dolarlık ihracat yaptı ve 1 milyar 530 milyon dolarlık dış ticaret fazlasını sürdürdü. Sektörün GSYH içindeki payı yüzde 4,5’a yükselirken, Avrupa ikinciliği koltuğuna oturdu.
Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED), plastik hammadde ve mamulleri kapsayan 2013 Ocak-Kasım dönemi üretim ve dış ticaret verilerini yayınladı. Raporda, yıl sonu tahminlerine de yer verildi; Türkiye plastik sektörünün 2013 sonunda bir önceki yıla göre miktar bazında yüzde 14, değer bazında da yüzde 17 oranında büyüyeceği tahmin edildi.
Türkiye plastik sanayisinin dış ticarete toplam katkısı 11 ayda 9,7 milyar dolar!
Rapora göre, 2013’ün 11 ayı sonunda 31,5 milyar dolarlık plastik mamul üretimi gerçekleşti. Sektörün doğrudan ihracatı, 938 milyon doları hammaddeden, 4 milyar 187 milyon doları plastik ürünlerden olmak üzere, toplamda 5 milyar 125 milyon dolar oldu. PLASFED hesaplamalarına göre, ihraç edilen diğer ürünlerdeki plastik mamulleri kapsayan dolaylı ihracat ise 4,6 milyar dolara ulaştı. Sektörün böylece ihracata konu ürünlerinin toplamı 9,7 milyar dolar olarak gerçekleşti.
“Sektörümüzle gurur duyuyoruz, 2014’ün biraz daha zor geçeceğini biliyoruz”
PLASFED raporuna göre, sektörün son dönemin en önemli başarılarından birini kazandığı 2012 yılına kıyasla 2013 yılında miktar bazında yüzde 14, değer bazında da yüzde 17 büyüyecek. Böylece, GSYH içindeki katkısı yüzde 3,5’ten, yüzde 4,5’a yükselecek. Buna karşılık plastik sektörü, siyasi ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle, 2014’te, 2013’e kıyasla bazı güçlüklerle karşılaşacak.
Rapora yönelik bir değerlendirme yapan PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Aksoy, Türkiye plastik sektörünün 2013 yılı sonunda Avrupa’nın en büyük ikinci plastik üreticisi ülke konumuna yükseleceğini hatırlatarak, “Sektörümüzle gurur duyuyoruz. Hem üretimde ihracatımızda büyümemiz sürüyor, hem de ülkemize Avrupa ikinciliği unvanını kazandırdık. Bütün zorluklara rağmen çalışarak, üreterek, pazarlayarak 2013’ü başarıyla kapattık. Zorluklarımız, yaşadığımız sorunlar var. Karar vericiler ve kamuoyu nezdinde, pozitif, öngörülü ve çözüme odaklı olarak bu güçlükleri aşmaya çalışıyoruz. Dış ticaret fazlası veren az sayıda sektörden biri olarak özellikle karar vericilerden daha fazla ilgi ve destek görmeyi sektör olarak hak ettiğimize inanıyoruz” dedi.
Plastik sektörünün 2014’te bazı güçlüklerle karşılaşacağını vurgulayan Selçuk Aksoy, “Bu yıl büyümeyle sonuçlandı ancak 2014 zor geçecek. Öncelikle ihracatımız artmakla birlikte, ihracat artış hızında yavaşlama var. Güçlü yurt içi talep, büyümemizin ana kaynağı. Dış talepteki sıkıntılar, nispi olarak iyileşmekle beraber devam ediyor. Bunlara ek olarak yılın son ayında hükümetimiz bir dizi makro ihtiyati tedbiri yürürlüğe koydu. Sektörümüz, otomotiv sanayisine çok sayıda ürün veriyor. Tüketim mamullerinde de, gerek ambalaj gerekse diğer alanda ciddi miktarda üretim yapıyoruz. Bütün bunlar hem iç talepte, hem de dış talepte bazı güçlüklerle karşılaşacağımızı gösteriyor. Yapısal sorunlarımız olan hammaddede dışa zorunlu bağımlılık, kamuoyundaki algı sorunlarımız devam ediyor. Bütün bunlara karşılık sektörümüz canla başla çalışmaya devam edecek” dedi.
PLASFED 2013 Ocak-Kasım plastik sektörü gerçekleşmeler ve 2013 yılsonu tahminleri!
Yayınlanan PLASFED raporuna göre, yılın ilk 11 ayı sonunda 7,6 milyon ton plastik mamul üretildi; 1,3 milyon ton ihracat, 492 bin ton ithalat yapıldı. Buna göre 11 ayın sonunda plastik mamul üretimi 31,5 milyar dolara çıkarken, plastik mamullerdeki katma değer tutarı 12,6 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Plastik mamullerde dış ticaret fazlası 11 ayın sonunda da devam etti. Buna göre plastik sanayicileri Türkiye’nin iç pazarının yüzde 93’ünü karşıladılar ve 4 milyar 187 milyon dolarlık ihracat yaptılar. İthalat 2,66 milyar dolar, plastik ürünlerin dış ticaret fazlası ise 1,53 milyar dolar oldu.
Aynı trendin yılın son ayında da devam etmesi halinde, 2013 yılı sonu itibariyle üretim tutarının 34 milyar dolara, doğrudan ihracatın 4,6, dış ticaret fazlasının da 1,7 milyar dolara çıkacağı tahmin edildi.
Sektörün Türkiye’de yeterli üretim olmaması nedeniyle hammadde bağımlığı devam etti. Yılın ilk 11 ayı sonu itibariyle 772 bin ton üretime karşılık, 5,6 milyon ton ithalat yapıldı.
Plastik sektörü ihracatı, ülke ihracatı içindeki payını artırdı!
PLASFED raporunda, sektörün toplam doğrudan ve dolaylı ihracatına yönelik bir değerlendirme notu da yer aldı. Buna göre, 11 ay sonunda plastik sektörü doğrudan ihracat olarak en fazla ihracat yapan 8’nci sektör oldu ve toplam ülke ihracatının yüzde 3,7’sini gerçekleştirdi. Hammaddede zorunlu dışa bağımlılıktan kaynaklı olarak ise toplam ülke ithalatının yüzde 5,6’sı plastik sektörü tarafından gerçekleştirildi.
Türkiye plastik sektörü 2013 Ocak-Kasım döneminde 199 ülkeye ihracat gerçekleştirdi. En fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla Irak, Rusya, Almanya, Azerbaycan ve İngiltere oldu. İhracatın yüzde 51’i, en fazla ihracat yapılan ilk 10 ülkeye gerçekleştirildi.
EDİTÖRE NOT: PLASFED, plastik ürün, hammadde ve makine sektörüne yönelik olarak düzenli ve kapsamlı üretim-dış ticaret verileri üretiyor. Raporlara ve diğer yayınlara PLASFED ve PAGDER internet sitelerinden ulaşılabilir. Yayınlara erişimi kolaylaştırmak amacıyla, mobil iletişim araçları için geliştirilen Android ve iOS (iPhone işletim sistemi) uyumlu “PAGDER” uygulaması da ücretsiz olarak indirmeye açıldı.
PLASTİK MAMULLERDE ARZ VE TALEP DENGESİ ( Milyon ABD Doları) | |||
2012 | 2013 (Tahmin) | % Artış (2013/2012 ) | |
| Üretim | 29.335 | 34.423 | 17,3 |
| İthalat | 2.576 | 2.901 | 12,6 |
| Direk İhracat | 4.038 | 4.567 | 13,1 |
| İç Pazar Talebi | 27.874 | 32.757 | 17,5 |
| Dış Ticaret Fazlası | 1.461 | 1.667 | 14,0 |
| İhracat / Üretim (%) | 14 | 13 |
|
| İthalat / İç Pazar(%) | 9 | 9 |
|
| İhracat / İthalat (%) | 157 | 157 |
|
KİMYASAL VE HAMMADDELER
Petkim Master Plan: Polipropilen kapasitesi 550 bin tona çıkabilir
Petkim Master Plan’da FEED başladı; yatırım kararı alınırsa polipropilen kapasitesi 145 bin tondan 550 bin tona, toplam polimer üretimi iki katının üzerine çıkacak.

Petkim’in Master Plan projesinde FEED aşaması başladı. Nihai yatırım kararı alınırsa polipropilen kapasitesi yıllık 145 bin tondan 550 bin tona, etilen kapasitesi 558 bin tondan 1,2 milyon tona çıkacak; toplam polimer üretiminin mevcut seviyesinin iki katının üzerine taşınması hedefleniyor. Bu, Türkiye’nin ithalata bağımlı plastik hammadde arzında önemli bir yerli kapasite artışı anlamına geliyor.
SOCAR Türkiye bünyesindeki Petkim, Master Plan kapsamında değerlendirilen yeni üretim üniteleri için dünyanın önde gelen lisansör ve mühendislik firmalarıyla sözleşmeler imzaladı:
- Technip Energies: FEED sözleşmesi ve MFSC (Mixed Feed Steam Cracker – karma beslemeli buharlı kraker) teknoloji lisansı
- Univation Technologies: polietilen ünitesi lisans sözleşmesi
- Lummus Novolen Technology: polipropilen ünitesi lisans ve mühendislik sözleşmesi
FEED için 70 milyon dolar, takvim 2027 sonu
70 milyon dolar kaynak ayrılan FEED çalışmalarının 2027 sonuna kadar tamamlanması ve olası nihai yatırım kararına temel oluşturması planlanıyor. Bu süreçte yeni etilen, polipropilen ve polietilen fabrikalarının teknik, ticari ve ekonomik parametreleri ayrıntılı olarak değerlendirilecek.
“Toplam polimer üretimimizi iki katının üzerine taşımayı hedefliyoruz”
Petkim Genel Müdürü Kanan Mirzayev, “Polietilen, polipropilen ve MFSC teknolojilerine yönelik lisans ve mühendislik anlaşmalarının imzalanması da projenin farklı bileşenlerinde önemli bir ilerleme kaydettiğimizi gösteriyor. Master Plan kapsamında değerlendirilen yatırımların hayata geçirilmesi hâlinde, etilen ve polipropilen kapasitelerimizi önemli ölçüde artırmayı, toplam polimer üretimimizi ise mevcut seviyesinin iki katının üzerine taşımayı hedefliyoruz” dedi.
Kaynaklar
Petkim basın bülteni, 28 Eylül 2026 (Faselis aracılığıyla).
Görsel: Petkim / basın bülteni
GERİ DÖNÜŞÜM
puren, purenit üretiminin tamamını ISCC PLUS’a geçirdi; Covestro’nun biyo-döngüsel bağlayıcısını kullanacak
puren, poliüretan artıklarından üretilen purenit malzemesinin tüm üretimini ISCC PLUS’a göre sertifikalandırdı. Covestro’nun Desmodur CQ MS bağlayıcısıyla üretilecek ilk ürün 2027’de pazara çıkacak.

Alman puren gmbh, Obermarchtal tesisindeki yeni üretim hattının açılışında, poliüretan artıklarından ürettiği fonksiyonel malzeme purenit®’in tüm üretimini ISCC PLUS standardına göre sertifikalandırdığını açıkladı. Sertifika, Covestro’nun Desmodur® CQ MS ürününün bağlayıcı olarak kullanılmasının önünü açıyor. Bu temelde geliştirilen ilk ürünün 2027’de pazara sunulması planlanıyor.
Artıklardan üretilen malzeme
purenit®, yaklaşık 550 kg/m³ yoğunluğa sahip, sert poliüretan köpüğü (PUR/PIR) esaslı, yüksek oranda sıkıştırılmış bir malzeme. Hafif olmasına karşın basınca ve neme dayanıklı, boyutsal olarak kararlı ve yalıtım sağlıyor; standart ahşap işleme makineleriyle kesilip frezelenebiliyor, delinip yapıştırılabiliyor. Malzeme inşaatta pencere, kapı, cephe ve zemin birleşim alanlarında; banyo, wellness alanları ve dış mekan mutfaklarında; karavan, ticari araç ve gemi iç donanımında kullanılıyor.
Üretimde poliüretan artık malzemeler yapıştırıcılı presleme yöntemiyle homojen levhalara dönüştürülüyor. Covestro, PU üretiminin yan ürününü bağımsız ve yüksek kaliteli bir malzemeye dönüştüren bu ileri dönüşüm yaklaşımının yalıtım sektöründe bu tutarlılıkta benzersiz olduğunu belirtiyor.
Kütle denge yaklaşımı ve ISCC PLUS
Desmodur® CQ MS, biyo-döngüsel hammaddelerden üretilen ve kütle denge yaklaşımıyla sertifikalandırılan, Covestro’nun iklim-nötr olarak tanımladığı MDI’ya dayanıyor. Bu yaklaşımda biyo-döngüsel hammaddeler üretimin erken bir aşamasında fiziksel olarak karıştırılıyor ve ardından nihai ürüne hesaben atanıyor. ISCC PLUS bu atamayı tedarik zincirinin tamamında bağımsız olarak doğruluyor. puren’in biyo-döngüsel hammaddeyi doğru biçimde yansıtabilmesi için purenit® üretiminin tamamının bu standarda göre sertifikalı olması gerekiyordu.
puren gmbh Genel Müdürü Dr. Andreas Huther, müşteriler açısından bunun aynı malzeme ve aynı performansla daha düşük CO₂ emisyonu anlamına geldiğini söyledi. Covestro Performans Malzemeleri biriminin başındaki Hermann Dörholt ise hammaddenin işleme sürecini değiştirmeden daha düşük karbon ayak izi sunduğunu vurguladı.
Değer zincirinde iki noktada döngüsellik
Covestro’ya göre ortaya çıkan ürün, döngüsel yaklaşımdan değer zincirinin iki noktasında yararlanıyor: daha düşük karbon ayak izli hammaddede ve PU artıklarının geri kazanımına dayanan malzeme konseptinin kendisinde.
Kaynaklar
- Covestro basın bülteni, “Covestro and puren take next step to improve the environmental footprint of purenit®”, 24.09.2026 — covestro.com
- Görsel: Covestro
Etkinlikler
Avient, Fakuma 2026’da halojensiz alev geciktirici iki yeni malzeme ailesini tanıtacak
Avient, Fakuma 2026’da geri dönüştürülmüş içerikli Nymax FR REC poliamidlerini ve UL 94 5VA sınıfına ulaşan Maxxam NHFR poliolefinlerini tanıtacak.

Malzeme çözümleri üreticisi Avient, 12–16 Ekim’de Friedrichshafen’de düzenlenecek Fakuma 2026’da iki yeni halojensiz alev geciktirici (NHFR) malzeme ailesini piyasaya sunacak: geri dönüştürülmüş içerikli Nymax™ FR REC poliamidleri ve Maxxam™ NHFR poliolefin formülasyonları. Şirket, elektrik-elektronik ve beyaz eşya üreticilerinin sıkılaşan yangın güvenliği kurallarını karşılamasını hedefliyor.
Avient’e göre elektrik-elektronik ve beyaz eşya pazarları, halojenli kimyayı halojensiz alternatiflerle değiştirmek yönünde artan bir baskıyla karşı karşıya. Avient Specialty Engineered Materials Küresel Stratejik Pazarlama Kıdemli Müdürü Hermann Fuechter, müşterilerin bugüne kadar yüksek yangın güvenliği ile iddialı sürdürülebilirlik hedefleri arasında tercih yapmak zorunda kaldığını; yeni formülasyonların en yüksek yangın güvenliği sınıflarını karşılayabildiğini ve Nymax FR REC’te geri dönüştürülmüş içeriği de barındırdığını söyledi.
Nymax FR REC: yüzde 42–77 geri dönüştürülmüş içerik
Nymax™ FR REC alev geciktirici geri dönüştürülmüş poliamid sınıfları, elektrik-elektronik uygulamaları için halojensiz yangın güvenliğini yüzde 42 ile 77 arasında endüstri sonrası geri dönüştürülmüş içerikle birleştiriyor. Portföy, PA6 ve PA66 bazlı, yüzde 15–40 cam elyaf takviyeli ve takviyesiz seçenekleri kapsıyor; renk seçeneklerinin aşamalı olarak genişletilmesi için geliştirme sürüyor.
- 0,8 mm’de UL 94 V-0 sınıfı, 960°C kızgın tel yanıcılık indeksi (GWFI) ve 600 V’a kadar karşılaştırmalı iz oluşturma indeksi (CTI)
- Kısıtlı madde listeleriyle uyumlu halojensiz kimya; PFAS içermeyen formülasyonlar
- Birincil alev geciktirici poliamide göre ürün karbon ayak izini düşürebilme
Maxxam NHFR: 2,0 mm’de UL 94 5VA
Maxxam™ NHFR poliolefin formülasyonları, 2,0 mm kalınlıkta UL 94 5VA yangın sınıfına ulaşıyor ve gözetimsiz çalışan ev aletleri için IEC 60335 ve UL 60335 kapsamındaki artan uyumluluk gerekliliklerini hedefliyor. Malzemenin IEC 60695’e göre kızgın tel yanıcılık indeksi de 960°C. Halojensiz yapı, yangın sırasında aşındırıcı gaz oluşma riskini azaltıyor. Avient’e göre bu formülasyonlar, beyaz eşya tasarımcılarına parça geometrisini optimize etme, et kalınlığını azaltma ve metal parçaları plastiğe dönüştürme konusunda esneklik sağlıyor.
Standda sağlık, sürdürülebilirlik ve estetik çözümleri
Avient, B5 salonundaki 5104 numaralı standında yeni ürünlerin yanı sıra geniş portföyünü de sergileyecek:
- Sağlık: PFAS kullanmadan düşük sürtünme katsayısı sağlayan GlideTech™ formülasyonları, kimyasal dirençli Trilliant™ HC termoplastikleri ve ftalat içermeyen Versaflex™ HC termoplastik elastomerleri
- Alev geciktirici teknolojiler: UL 94 V-0 performansına ulaşabilen OnFlex™ NHFR TPE’ler ile Maxxam™ FR ve Bergamid™ FR portföylerindeki halojensiz sınıflar
- Sürdürülebilir malzemeler: yüzde 9–100 arasında endüstri sonrası ve tüketici sonrası geri dönüştürülmüş içerikle formüle edilebilen çözümler ile yüzde 16–75 bitki kaynaklı içerikli biyo bazlı teknolojiler
- Estetik çözümler: boya yerine kullanılmak üzere tasarlanan, çizilme ve UV dayanımı yüksek Artisan™ önceden renklendirilmiş termoplastikler ve lüks ambalaj için metalik görünüm sunan Gravi-Tech™ formülasyonları
Kaynaklar
- Avient, “Avient Debuts Flame Retardant Polymer Technologies at Fakuma 2026 to Advance Fire Safety and Sustainability”, basın bülteni, 28.09.2026 – avient.com
Görsel: Avient
DİĞER12 yıl önceParaşüt yolculuğuna başladı!
KİMYASAL VE HAMMADDELER12 yıl önceGümrük vergisiz ithalat kapısından 8 plastik hammaddesi daha geçti
DİĞER9 yıl önceELK Motor, yeni yıla büyük hedeflerle giriyor
KİMYASAL VE HAMMADDELER6 yıl önceTermoplastik elastomer (TPE) nedir?
Etkinlikler9 yıl öncePlast Eurasia İstanbul 2017’ye dünya büyük ilgi gösterdi
Etkinlikler9 yıl öncePlast Eurasia İstanbul 2017 tüm hızıyla sürüyor
KİMYASAL VE HAMMADDELER9 yıl önceBüyüyen Plastik Sektöründe Endüstriyel Yağların Önemi
Genel12 yıl önce“Türkiye polipropilen yatırımı için cazip bir pazar sunuyor”















