Etkinlikler
PLASFED, CIPAD toplantısında sektörü başarıyla temsil etti
PLASFED’in (Türkiye Plastik Sanayicileri Federasyonu) üye olduğu “Dünya Plastik Dernekleri Direktörler Konseyi”nin 2013 ilk toplantısı, 16 – 18 Haziran 2013 tarihleri arasında Brüksel – Ghent’te gerçekleşti. PLASFED ve PAGDER Genel Sekreteri Barbaros Demirci, toplantıda yaptığı konuşmada Türkiye plastik sektörünün durumunu ve ülkenin ekonomik göstergelerini değerlendirdi.

Dünyadaki plastik sanayicileri derneklerinden yöneticilerin üye olduğu; bilgi paylaşımı, küresel plastik sektörünün ortak konularında işbirliği ve güçbirliği sağlayan bir platform olan Dünya Plastik Dernekleri Direktörler Konseyi (CIPAD), Belçika Plastik Sanayicileri Derneği’nin ev sahipliğinde Brüksel – Ghent’te toplandı.
CIPAD, 5 kıta ve 49 ülkeden 64 plastik sivil toplum örgütünün üye olduğu bir platform
Yılda en az iki kez toplanan ve bu toplantılarda ülkelerin plastik sektöründeki gelişmelerin ve beklentilerin ele alındığı, küresel plastik sektör sorunlarının tartışıldığı Dünya Plastik Dernekleri Direktörler Konseyi’nin (CIPAD), aralarında Türkiye’den PLASFED’in de üye bulunduğu, 5 kıta ve 49 ülkeden 64 Plastik sivil toplum örgütü üyesi bulunuyor.
Farklı ülkelerin derneklerinin sorunlar karşısındaki en iyi uygulamalarının paylaşıldığı, dernek yöneticileri arasında bir network sisteminin de kurulduğu CIPAD’ın 16 – 18 tarihleri arasında Brüksel’de yapılan yılın ilk toplantısına, ABD, Kanada, Almanya, İngiltere, İtalya, İspanya, Belçika, Hollanda, Japonya, Hindistan, Güney Afrika ve Türkiye plastik sanayicileri dernekleri ile EUPC ve Assocomaplast temsilcileri iştirak etti.
Toplantının ilk günkü oturumunda ülke dernekleri, kendi ülkelerinin ekonomilerindeki ve plastik sektörlerindeki gelişmeler ve beklentiler hakkında bilgi sundu. Paylaşılan bilgiler, veriler sonucunda hemen hemen tüm ülkelerin ekonomilerinde ve plastik sektörlerinde 2012 yılında negatif büyüme yaşandığı görüldü.
“Türkiye ekonomisi, 2014’te yüzde 5 seviyesine kadar büyüme gösterebilir”
Toplantıya Türkiye plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED’i temsilen iştirak eden Genel Sekreter Barbaros Demirci, Türkiye’nin 2012 yılında küresel finansal krizden en az etkilenen ülke olduğunu, 2012’de hemen hemen tüm ülkeler negatif büyüme sergilerken Türk ekonomisinin yüzde 2,2 büyüdüğünü; 2013 yılının ilk 3 ayında, ABD’nin yüzde 1,8 büyümesine, AB’nin yüzde 0,7 ve Euro bölgesinin yüzde 1,1 gerilemesine rağmen Türkiye ekonomisinde yüzde 3 büyümenin gerçekleştiğini belirtti.
PLASFED Genel Sekreteri Barbaros Demirci, dünyanın en önemli ekonomik kurumlarının yaptığı tahminlere göre Türkiye ekonomisinin 2013’de en az yüzde 3,2, 2014’te de en az yüzde 3,7 büyüyeceğini ve bu büyümenin yüzde 5’lere kadar çıkabileceğini vurguladı. Demirci, 2002 ve 2012 yılları arasında Türkiye ekonomisindeki ortalama yüzde 5,2 büyümeye karşılık Türkiye plastik sektörünün ortalama 10,8 büyüme gösterdiğini ve 2013 sonunda proses kapasitesinin 8 milyon tona yaklaşacağını, İtalya’da görülen yüzde 20 gerileme sonucunda da Türk plastik sektörünün ton bazında İtalya’nın önüne geçebileceğini belirtti.
Barbaros Demirci toplantıda yaptığı konuşmada sözlerini şöyle sürdürdü: “AB’de miktar bazında ikinci sıraya çıkmış olan Türkiye plastik sektörü, katma değeri daha küçük mamuller üretmesi nedeniyle, ciro ve ihracatta değer bazında gerilerde kaldı. 2023 yılında 18 milyar dolar ihracat yapmayı hedefleyen sektörün bu hedefine ulaşabilmesi, ancak geleneksel ürünlerden katma değeri çok büyük ürünlerin üretimine geçmesi ile mümkün olabilecektir.” Demirci yaptığı sunumunda da, Türkiye plastik sektörünün büyümesinin ardındaki itici güçleri aktararak Türkiye’nin kendi bölgesinde en gelişmiş plastik sektörüne sahip olan ülke olduğununu paylaştı.
“PLASFED, yerli ve yabancı yatırımcılar için Türkiye’de tek referans haline geldi”
Toplantının ikinci gününde ise katılımcılar, kendi derneklerince sürdürülen en iyi uygulamalar hakkında bilgiler sundular. Barbaros Demirci, Türkiye plastik sanayicileri derneği olan PAGDER öncülüğünde Plastik Sanayicileri Federasyonu’nun kurulduğunu, şu anda beş derneği ve bini aşkın firmayı temsil eden PLASFED’in, plastiğin yoğun olarak üretildiği diğer illerde de dernekleşme faaliyetlerini sürdürdüğünü aktardı.
PLASFED’in yerli ve yabancı yatırımcılar açısından Türkiye’de tek referans haline geldiğini belirten Demirci, PAGDER’in sektörün ihtiyaçlarına paralel olarak tüm ülkelere örnek teşkil edebilecek bir “kümelenme modeli” geliştirdiğini, Vize ve Bilecik’te iki plastik şehri kurulacağını, bu OSB’lerin Türkiye’nin plastik üretim ve ihracat merkezleri haline geleceğini vurgulayarak yabancı yatırımcıları bu OSB’lere yatırım yapmaya davet etti.
“Türk plastik sektörünün en önemli sorunlarından biri ara eleman ihtiyacı”
Firmaların verimliliklerini ve rekabet düzeylerini arttırmak amacıyla ortak hammadde satın alma projesi üzerinde çalışıldığını da belirten Barbaros Demirci şunları söyledi: “Türkiye’de plastik sektörünün en önemli sorunlarından biri ara eleman ihtiyacı. Bu konuda süren okul yatırımlarının gecikmesi nedeniyle, biz Vize’de plastik meslek yüksek okulunun açılmasına ön ayak olduk. Yeni okullar yapılması yerine plastiğin yoğun olarak kullanıldığı illerdeki meslek okullarının atıl kapasitelerini plastik bölümlerine çevirmek için çalışmalar sürüyor. Federasyonumuzun amiral derneği PAGDER olarak dünyanın en önemli plastik fuarlarının Türkiye satış temsilciliklerini aldık. Bu fuarlara iştirak ederek ve sektörel geziler organize ederek firmaların ihracat düzeylerini arttırmaya çalışıyoruz.”
Sürdürülmekte olan URGD projesi ile seçilen hedef pazarlarda B2B toplantıları gerçekleştirileceğini vurgulayan Demirci, PLASFED ve PAGDER’in global plastik derneklerine üye olduğunu ve birçok ülke ile anlaşmalar yaparak, Türkiye plastik sektörünü tüm global platformalarda tanıttığını belirtti.
Belçika’da faaliyet gösteren QUADRANT ve DECEUNICK firmalarına da ziyaretlerin gerçekleştirildiği toplantıda, EUPC danışmanları tarafından REACH ve inovasyon hakkında bilgilendirmeler yapıldı.
CIPAD’in bir sonraki toplantısının Aralık ayında Almanya’da VDMA ev sahipliğinde yapılmasına karar verildi.
Etkinlikler
ENGEL, yeni nesil tam elektrikli e-motion 380 ile ince cidarlı gıda ambalajına giriyor
ENGEL, Fakuma 2026’da yeni nesil e-motion 380 ile 0,28 mm et kalınlığında IML yoğurt kabı üretecek; tam elektrikli teknolojinin hibrit ve hidrolik makinelere göre yaklaşık yüzde 30 daha az enerji tükettiğini gösterecek.

ENGEL, Fakuma 2026’da tam elektrikli enjeksiyon teknolojisinin yüksek hacimli ince cidarlı gıda ambalajında da kullanılabileceğini bir yoğurt kabı uygulamasıyla gösterecek. Fuarda ilk kez sergilenecek e-motion 380, yeni e-motion neslinin ilk makinesi.
Şirketin açıklamasına göre yüksek hacimli ince cidarlı ambalaj üretimi bugüne kadar büyük ölçüde yüksek performanslı hibrit ve hidrolik makinelerin alanı olarak kaldı. Yılda milyarlarca kabın üretildiği bu segmentte çevrim süresindeki her saniyenin onda biri marjları doğrudan etkiliyor. ENGEL, standdaki canlı gösterimde tam elektrikli makinelerin benzer hibrit veya hidrolik çözümlere göre yaklaşık yüzde 30 daha az enerji tüketebildiğini ortaya koymayı hedefliyor.
1,2 saniyelik kuru çevrim, 500 mm/sn enjeksiyon hızı
Yeni e-motion 380, 1,2 saniyeye kadar inen kuru çevrim süresiyle kısa çevrim, yüksek çıktı ve daha düşük birim maliyet için tasarlandı. Hem kapama hem enjeksiyon ünitesinde kapsamlı geliştirmeler içeren makine, ENGEL portföyündeki en güçlü tam elektrikli makine konumunda. Şirket, ileride tüm e-motion serisinin bu kapama ünitesiyle donatılacağını belirtiyor. Makine ayrıca ambalaj sektöründe 7/24 kesintisiz çalışma için tasarlandı.
ENGEL Medikal ve Ambalajdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Christoph Lhota, 70 mm vida çapına sahip yeni enjeksiyon ünitesinin 500 mm/sn’ye varan enjeksiyon hızlarına ulaştığını, bunun daha önce esas olarak hibrit veya hidrolik makinelerle ilişkilendirilen bir performans seviyesi olduğunu vurguladı.
0,28 mm et kalınlığı, 6,33 gramlık kap
Fuarda e-motion, altı gözlü kalıpta kalıp içi etiketli (IML) yoğurt kabı üretecek. 0,28 mm et kalınlığı ve 370 akış yolu/et kalınlığı oranı, tüm enjeksiyon sürecinden yüksek performans gerektiriyor. Bitmiş kabın ağırlığı yalnızca 6,33 gram. Kalıp açılırken yandan girişli bir robot parçaları iki taraftan alıp bir sonraki çevrim için yeni etiketleri yerleştiriyor.
ENGEL bu uygulamayla, K fuarında enjeksiyon-baskı kalıplamaya dayalı ince cidarlı PET uygulamasının ardından, süt ürünleri ve diğer gıda ambalajları dahil geleneksel ince cidarlı polipropilen uygulamalarına da giriyor.
İş ortakları
Uygulamada IML otomasyonunu Campetella, kalıbı Bazigos, etiketleri MCC Verstraete, malzemeyi Borouge International (eski adıyla Borealis), malzeme taşıma sistemini ise Piovan sağlıyor. ENGEL tüm bu bileşenleri entegre ediyor ve müşteri talebi halinde otomasyon dahil tam üretim hücresini kendi tesisinde monte edip test ediyor. ENGEL’in Fakuma’daki yeri A5 Salonu, 5203 numaralı stant.
Kaynaklar
- ENGEL basın bülteni, “Higher margins per cup: the optimised e-motion for thin-wall packaging”, 24.09.2026 — engelglobal.com
- Görsel: ENGEL
Etkinlikler
ENGEL, Fakuma 2026’da saatte 57.600 parça üreten otomotiv konnektörü hücresini ve yeni viper 6 robotunu tanıtacak
ENGEL, Fakuma 2026’da tam elektrikli WINTEC e-win 1800 ve yeni viper 6 robotundan oluşan, 128 gözlü kalıpla saatte 57.600 konnektör parçası üreten entegre hücreyi sergileyecek.

Avusturyalı enjeksiyon makinesi üreticisi ENGEL, 12-16 Ekim’de Friedrichshafen’de düzenlenecek Fakuma 2026’da, büyük hacimli standart parça üretimine yönelik tam entegre bir üretim hücresi sergileyecek. Tam elektrikli WINTEC e-win 1800 ile fuarda ilk kez gösterilecek viper 6 robotunu bir araya getiren hücre, otomotiv konnektörü üretecek.
Maliyet baskısı altındaki üreticilere yönelik
ENGEL’in açıklamasına göre konnektör, kablo bağı ve dübel gibi teknik olarak basit ama çok yüksek adetlerde üretilen parçaların üreticileri yoğun maliyet baskısıyla karşı karşıya: marjlar dar, fiyat artışlarını yansıtmak zor ve düşük maliyetli üretim bölgeleriyle rekabet sert. Şirket, Fakuma’daki uygulamayla bu ihtiyaca yönelik çözümün pratikte nasıl göründüğünü göstermeyi amaçlıyor.
ENGEL, hücrenin işletmecilere üç temel avantaj sunduğunu belirtiyor: uygulamaya tam uygun boyutlandırılmış makine sayesinde düşük yatırım ve işletme maliyeti; ortam koşulları değişse de süreci kararlı tutan dijital asistan sistemleriyle yüksek kullanılabilirlik; makine, robot, güvenlik çiti ve konveyörün test edilmiş, CE uyumlu tek bir ünite olarak tek tedarikçiden gelmesi. Bu son madde, işletmecinin hücrenin tamamı için ayrıca uygunluk değerlendirmesi yaptırma gereğini ortadan kaldırıyor.
128 göz, 8 saniye, saatte 57.600 parça
Uygulamada 1.800 kN kapama kuvvetine ve 640 boyutunda enjeksiyon ünitesine sahip tam elektrikli WINTEC e-win 1800 kullanılıyor. 128 gözlü kalıp 8 saniyelik çevrim süresiyle çalışıyor; bu da saatte 57.600 parçaya karşılık geliyor. WINTEC serisinden yüzlerce makinenin halihazırda müşteri tesislerinde çalıştığı belirtiliyor.
Süreç kararlılığı için iQ weight control plus devrede. Sistem süreç dalgalanmalarını otomatik olarak dengeliyor ve tek tek gözlerin devre dışı kalması durumunda da müdahale ederek parça kalitesinin korunmasına yardımcı oluyor.
viper 6 ilk kez Fakuma’da
viper serisinin en küçük robotunun yeni nesli olan viper 6, bu uygulamada yolluğu alıyor. Yeniden tasarlanan eksen profilleri ve farklı strok seçenekleri, robotun farklı boyutlardaki hücrelere uyum sağlamasına imkân veriyor. Bitmiş parçalar serbest düşüşle konveyöre bırakılıyor ve yandaki toplama kabına taşınıyor.
Hücrede üretilen parça, seri üretimde olan yaklaşık 10 × 6 mm boyutlarında gerçek bir otomotiv konnektörü bileşeni. Kalıp, Frankfurt merkezli CWB Technology Germany GmbH’den; malzeme taşıma ve kurutma ekipmanı İtalyan Piovan Group’tan geliyor. Kalıp sıcaklık kontrol üniteleri ise ENGEL tarafından sağlanıyor. ENGEL, Fakuma’da A5 Salonu, 5203 numaralı standda yer alacak.
Kaynaklar
- ENGEL basın bülteni, “ENGEL presents an integrated production cell for automotive connectors and debuts the viper 6 at Fakuma 2026”, 01.10.2026 — engelglobal.com
- Görsel: ENGEL
Etkinlikler
battenfeld-cincinnati’nin yeni Teknik Merkezi’ndeki Open House etkinliğine 260 ziyaretçi katıldı
battenfeld-cincinnati, Bad Oeynhausen’deki yeni Teknik Merkezi’nde 260 kişiyi ağırladı; levha ve PE boru ekstrüzyon hatları canlı üretimde gösterildi.

Ekstrüzyon hatları üreticisi battenfeld-cincinnati, Eylül ayında Almanya’nın Bad Oeynhausen kentindeki yeni Teknik Merkezi’nde düzenlediği Open House etkinliğinde toplam 260 müşteri ve iş ortağını ağırladı. Etkinlikte biri levha, diğeri boru üretimi için iki tam üretim hattı canlı olarak çalıştırıldı.
Şirketin CEO’su Dr. Henning Stieglitz, açılış konuşmasında zorlu piyasa koşullarına rağmen bu kadar çok ziyaretçiyi ağırlamanın kendileri için gurur kaynağı olduğunu ve diyaloğu sürdürmenin önemini gösterdiğini söyledi. Stieglitz, müşterileri fikir paylaşmaya ve makine üreticisini zorlamaya davet ederek yeniliklerin birlikte geliştirilmesi çağrısında bulundu.
1.300 metrekarelik teknik salon
Müşteriler ve iş ortakları, iki yıllık inşaatın ardından bu yılın başında tamamlanan tesisi ilk kez gezme fırsatı buldu. Çevre dostu bir enerji konseptiyle tasarlanan Teknik Merkez’de, yaklaşık 1.300 metrekarelik teknik salonun üzerinde ofis, konferans ve toplantı alanları yer alıyor. Stieglitz, yeni merkezde karmaşık ekstrüzyon hatlarını eksiksiz monte edip gösterebildiklerini belirtti.

Canlı gösterimde 200 µm PP levha
Bölge Satış Müdürü René Hartmann’ın aktardığına göre K 2025’te tanıtılan multiTOUCH-X merdane grubu, levha ekstrüzyon hattında ilk kez çalışır halde müşterilere gösterildi. Yenilikçi merdane ayar sistemi sayesinde ünite özellikle yüksek kaliteli ultra ince levha üretimine uygun. Canlı üretim sırasında hat, 280 µm’lik levha üretiminden 200 µm kalınlığında PP levha üretimine geçirildi; başlangıçtaki hedef 220 µm’ydi. Gösterim hattı üç farklı ekstrüder konseptiyle yapılandırılabiliyor, eriyik filtrasyon teknolojisi sayesinde yoğun kirlilik içeren malzemeler de işlenebiliyor. Hat hem ince levha hem de kalın plaka üretebiliyor.
Operatör müdahalesi olmadan PE boru
Satıştan sorumlu yönetici Andreas Türk’ün tanıttığı PE boru hattında, yine K 2025’te ilk kez sunulan Intelligent Operating Adjustment (IOA) teknolojisi ilk kez çalışırken görüldü. Hat, 160 mm çapında boru üretti. IOA, ölçüsel olarak hassas boruların operatör müdahalesi olmadan üretilmesini sağlıyor: helix II 400 TZ IOA boru kafası, hat içi et kalınlığı ölçümünden aldığı verilerle gerekli boru aralığını kendiliğinden ayarlıyor. Ayar, mil kaldırma dişlilerine sahip servo tahriklerle, ayar cıvatalarının eğimini bilyalı mafsallar üzerinden hassas biçimde değiştirerek yapılıyor.
90–160 mm boru çapları için FDC hattı olarak yapılandırılan sistem, üretim sürerken tek tuşla boyut değişikliğine imkan veriyor; gösterimde 120 mm’den 160 mm’ye geçildi. Boru kafasını, düşük eriyik sıcaklığında yüksek çıktı sağlayan bir solEX NG 75-40 ekstrüder besliyor. Hatta kalibrasyon kovanı, vakum tankı, püskürtmeli soğutma tankı, çekici, testere ve devirme masası bulunuyor. İş ortaklarının sistemleri de hatta entegre edildi: Sikora Centerwave ve Inoex Warp boru boyutlarını ve et kalınlığı dağılımını izlerken, n-line yüzey kontrol sistemi kusurları tespit ediyor; Idoo’nun MES sistemi ise tüm üretim sürecini yönetiyor.
Etkinlikte ayrıca Otomasyon Yazılım Geliştirme Birimi Başkanı Michael Görzen, yapay zekâ destekli akıllı makine kontrolü üzerine bir sunum yaptı. Davis-Standard bünyesindeki battenfeld-cincinnati, yaklaşık 600 çalışanıyla Almanya, Avusturya, ABD ve Çin’de üretim yapıyor.
Kaynaklar
- battenfeld-cincinnati, “Great success for battenfeld-cincinnati: 260 visitors attend Open House”, basın bülteni, 24.09.2026 – battenfeld-cincinnati.com
Görseller: battenfeld-cincinnati
DİĞER12 yıl önceParaşüt yolculuğuna başladı!
KİMYASAL VE HAMMADDELER12 yıl önceGümrük vergisiz ithalat kapısından 8 plastik hammaddesi daha geçti
DİĞER9 yıl önceELK Motor, yeni yıla büyük hedeflerle giriyor
KİMYASAL VE HAMMADDELER6 yıl önceTermoplastik elastomer (TPE) nedir?
Etkinlikler9 yıl öncePlast Eurasia İstanbul 2017’ye dünya büyük ilgi gösterdi
Etkinlikler9 yıl öncePlast Eurasia İstanbul 2017 tüm hızıyla sürüyor
KİMYASAL VE HAMMADDELER9 yıl önceBüyüyen Plastik Sektöründe Endüstriyel Yağların Önemi
Genel12 yıl önce“Türkiye polipropilen yatırımı için cazip bir pazar sunuyor”















